YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10118
KARAR NO : 2023/2921
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/639 E., 2020/408 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi olan … ‘in içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın 11.01.2011 tarihinde hemzemin geçitte trenle çarpışması sonucu hayatını kaybettiğini, hemzemin geçitte hiçbir önlem alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, müteselsil mesuliyete dayandıklarını, davacıların eşi ve babaları olan … ‘i kaybetmeleri nedeniyle maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş için 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00TL manevi tazminatın, her bir çocuk için 50.000,00’şer TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 26.656,34 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.09.2014 tarihli 2012/16 E., 2014/465 K. sayılı kararıyla; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulüne, davacı eş … için 26.656,34 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi, davacı çocuklar …, …, …, … ve … için 7.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı TCDD vekili ve ihbar olunan Pazarcık Belediyesi vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarihli 2014/24756 Esas – 2017/5967 Karar sayılı kararı ile “…Mahkemece hükme esas alınan rapor ile kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve mahkemece alınan 08.11.2012 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu itibarla; mahkemece, söz konusu ceza ve hukuk dosyalarındaki raporların, taraf vekillerinin itirazları ve dosya kapsamındaki diğer kanıtlar dikkate alınarak tartışılıp, çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir…” şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına; bozma neden ve şekline göre, davacılar vekili ve davalı TCDD vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,ihbar olunan Pazarcık Belediyesi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacılar vekilince kararın düzeltilmesi talep edilmişse de Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2018 tarihli ve 2018/2006 Esas- 2018/8912 Karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacı eş … için 26.656,34 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminat, davacı çocuklar …, …, …, … ve … için 30.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; davalının hizmet kusurundan doğan zararların tazmini için açılan davalarda idari yargının görevli olduğunu, davanın adli yargıda görülmesinin hatalı olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hiçbir yasal düzenlemede hemzemin geçitte gerekli emniyet tedbirlerini almak konusunda davalı idareye sorumluluk yüklenmediğini, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, olay nedeniyle davalı idare ve personeline izafe edilecek kusur bulunmadığını, davalı idarenin sorumluluğunun olmadığını, treni sevk eden davalı idarenin personelinin tren hemzemin geçide yaklaşırken sık sık sesli ikazda bulunduğunu, araç sürücüsünün hemzemin geçide kurallara aykırı olarak dikkatsizce ve sorumsuzca girmesi üzerine seri fren yaptığını, kazanın davadışı araç sürücüsü Mahmut Köprübaşı’nın yönetimindeki araçla dikkatsiz ve özensiz bir şekilde kurallara aykırı olarak hemzemin geçitten geçmeye çalışması nedeniyle oluştuğunu, davadışı araç sürücüsü Mahmut Köprübaşı’nın kanında 62 mg/dl etanol çıktığını, alkolün sürücü reflekslerini olumsuz yönde etkilediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi tazminata hükmedilirken olay nedeniyle elde edilen gelirlerin ve diğer yasal indirim sebeplerinin uygulanmadığını, faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olmasının hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 45 nci ve 49 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davaya konu aynı olay (tren kazası) nedeniyle Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/652 Esas- 2019/4 Karar sayılı dosyasında görülen davada hükme esas alınan İstanbul Teknik Üniversitesinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinin 06.06.2014 tarihli raporuna göre davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün %10, Karayolları idaresinin %10, araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, anılan kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/4033 Esas- 2017/10496 Karar sayılı ilamı ile 14.11.2017 günü destekten yoksun kalma tazminatı istemleri yönünden onandığı, manevi tazminat yönünden bozulduğu, buna göre kusur oranlarının kesinleştiği anlaşılmakla; davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.