Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10136 E. 2023/3344 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10136
KARAR NO : 2023/3344
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2760 Esas – 2020/3750 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Davalılar … ve …
vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar
vekili ve Ege Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun
kabulü ile davanın kısmen kabulüne
vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/20 Esas – 2018/714 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı … AŞ vekili ve davalılar … ile … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekili ve Ege Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sürücü … yönetimindeki araç ile Gebze-Kocaeli arasındaki E-5 Karayolu üzerinde davacıların oğlu ve kardeşleri olan …’a çarparak ölümüne neden olduğunu, olayla ilgili olarak davalı sürücünün Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/387 Esas sayılı dosyasında cezalandırılmasına karar verildiğini, kazada hayatını kaybeden …’un mobilya ustası olarak çalıştığını, ölümüyle davacı anne ve babasının desteğinden yoksun kaldığını, …’un ölümüyle davacı yakınlarının büyük bir acı yaşadığını, yaşadıkları üzüntünün bir nebze olsun giderilmesi için ayrıca manevi tazminat talep edildiğini, davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararlardan, davalı araç sürücüsü ile birlikte, aracın işleteni olan İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş. ile trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalı … şirketinin de sorumlu olduklarını belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107 nci maddesi gereğince davacı baba … için 10.000,00 TL, davacı anne … için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı … şirketinin temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmasını, davacı anne için 30.000,00 TL, davacı baba için 30.000,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL, diğer davacı kardeşlerin her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … AŞ vekili cevap dilekçesinde; yargılama konusu talep için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkili tarafından davacılara müteveffanın desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının 08.02.2013 tarihinde ödendiğini, müvekkil kurumun 08.02.2013 tarihinde kesin ve geri dönüşümsüz olarak ibra edildiğini, davanın da iki yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, müvekkile başvuru şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacılar anne ve babanın destekten yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenmiş olan rücuya tabi ödemelerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Yeni İstanbul Halk Otobüsleri AŞ vekili; dava konusu kazanın Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana geldiğini, müvekkili şirkete bağlı olarak çalışan tüm özel halk otobüsleri İstanbul-Avurpa yakasındaki hatlarda çalıştığını, dolayısıyla kazaya karışan aracın müvekkili şirkete bağlı olmasının mümkün olmadığını, kazaya karışan aracın Öztaş Ulaşım AŞ bünyesinde faaliyet gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

3. Davalılar … ve … davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen trafik kazasında davalı …’nın sevk ve idaresinde olan özel halk otobüsünün davacıların desteği konumundaki müteveffa …’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, yapılan ceza yargılaması kapsamında davalı …’nın kusurlu bulunarak mahkumiyet kararı verildiği, aracın işleteninin diğer davalı … olduğu, davalı İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş’nin işleten sıfatının bulunmadığı, diğer davalı …Ş’nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve meydana gelen destekten yoksun kalma zararlarından poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunda davalı …’nın %30, müteveffanın %35, davacı …’un %35 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, dava tarihinden önce davalı … tarafından kısmi ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin güncellenmesi suretiyle hesaplanan destek tazminatı tutarından düşülmesi sonucu davacı …’un zararının 4.370,43 TL, davacı …’in 3.925,85 TL olduğunun belirlendiği, davacı …’un kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde ve zararın artmasındaki kusur oranı çerçevesinde manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, diğer davacılar için talep edilen tazminat tutarları bakımından kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusur durumu ve kusur oranı, meydana gelen zararın ağırlığı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumu çerçevesinde davacıların zenginleşmesine, davalıların fakirleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde davacıların müteveffa ile olan yakınlığı ve akrabalığı gözetilmek sureti ile uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı …’un manevi tazminat taleplerinin reddine, davacılar … yararına 4.370,43 TL davacı … yararına 3.925,85 TL maddi tazminatın davalılar … ve …’ten 30.08.2011 tarihinden itibaren, davalı …Ş yönünden 08.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline, davacı … için 7.500,00 TL, davacı … için 7.500,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’ten 30.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline, davalı İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı … AŞ vekili, davalılar … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili, müvekkilleri lehine takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu, davacı … için de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ret sebebi ortak olmasına rağmen davalılar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, müteveffanın mobilya ustası olduğu ve aylık 2.500,00 TL gelir elde ettiği, bilirkişi tarafından asgari ücret esas alınarak hatalı tazminat hesabı yapıldığını, bu nedenlerle kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar…ve … vekili, müvekkillerinin kazanın oluşumunda kusurları bulunmadığını, davacıların araçlarının bozulmasından sonra gerekli güvenlik önlemlerini almadan karayolu üzerinde durdukları sırada kazanın meydana geldiğini, olayda müvekkillerinin kusuru olmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı … AŞ vekili, dava konusu talep için 2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinde belirlenen iki yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığını, manevi tazminat alacağına yönelik bakiye ilam harcının müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığını, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadığını, kusur raporunun mevzuata aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur raporunun kazaya ilişkin tüm raporlar değerlendirilmek suretiyle düzenlendiği ve kusur dağılımının denetime elverişli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin asgari ücret elde ettiği varsayımı ile hesaplama yapıldığı, davacı tarafından bu hesaplamaya itiraz edilmediği, sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan ödemenin güncellendiği ve tazminattan indirildiği, ibraname fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak imzalandığından 2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesine uygun bir anlaşma söz konusu olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu, davacılardan … için de olayın oluş şeklinde göre uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ret sebebi tek olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalı … şirketinin manevi tazminata ilişkin bakiye karar ve ilam harcından sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekili ve davalı … AŞ’nin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile davacılar … yararına 4.370,43 TL davacı … yararına 3.925,85 TL maddi tazminatın davalılar … ve …’ten 30/08/2011 tarihinden itibaren, davalı …Ş yönünden 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline, davacı … için 7.500,00 TL, davacı … için 7.500,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 5.000,00 TL, davacı … için 2.500 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’ten 30/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsiline, davalı İstanbul Halk Otobüsleri A.Ş yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı gereğince müteveffanın kusuru müvekkillere yansıtılmadan hüküm kurulması gerekirken kusur oranında indirim yapılmasının doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, ret sebebi aynı olan davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar … ve … vekili, müvekkillerinin kazanın oluşumunda kusurları bulunmadığını, davacıların araçlarının bozulmasından sonra gerekli güvenlik önlemlerini almadan karayolu üzerinde durdukları sırada kazanın meydana geldiğini, olayda müvekkillerinin kusuru olmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen faiz ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, harç ve vekalet ücretinin kanuna aykırı olduğunu, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden her bir davacı için lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … AŞ’nin zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı, diğer davalıların ise sürücüsü ve işleteni olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacıların oğlu ve kardeşi olan …’un ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu, 51 inci ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olması, haksız fiilden kaynaklanan borçlarda olay tarihinde temerrüdün gerçekleşmesi nedeniyle davalı sürücü ve işletenin olay tarihinden itibaren faizden sorumlu olması, hükmedilen manevi tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirmeyecek diğer tarafı da fakirleştirmeyecek nitelikte olması, hükmedilen vekalet ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalılardan … ve …’e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.