YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10149
KARAR NO : 2022/15315
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacılar vekili Av. … tarafından, davalılar aleyhine 05/09/2017 gününde verilen dilekçe ile hayat sigorta poliçesine dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 04/04/2018 günlü karara karşı davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen 13/07/2020 günlü Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, murisleri …’ın 26/11/2013 tarihinde 70.000,00 TL miktarlı kredi için davalı banka ile kredi sözleşmesi imzaladığını, ancak 05/12/2014 tarihinde …’ın ATK raporuna göre büyük damar kanaması sonucu öldüğünü, davacıların mirasçı olarak kaldığını ve sigorta bedelinden yararlanmak için her iki davalıya başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, davalı bankanın tahsil ettiği 74.873,48 TL‘nin iadesi ile bakiye 27.226,72 TL’nin de ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …. vekili; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, taraf sıfatlarının bulunmadığını, vefat tarihinin 2014 yılı olduğu ve 3 yıl sonra dava açıldığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, …’ın şirketleri bünyesinde poliçesi olmadığını, bu nedenle taleplerden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı ….’nin sigorta poliçesinin tarafı olmadığı, bu nedenle bu davalı açısından husumetten red kararı verildiği, diğer davalı … Sigorta şirketi açısından ise, krediyi kullanan …’ın 26/11/2013 tarihinde kredi ve sigorta sözleşmesini imzaladığı, 05/12/2014 tarihinde ise Düziçi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan rapora göre intihar sonucu vefat ettiğinin belirlendiği, TTK 1503 maddesi uyarınca sigortalının intihar etmek suretiyle ölümünün teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile karar kaldırılmış ve davalı … Bankasının poliçenin tarafı olmaması, davalı … Sigorta şirketinin ise sigorta poliçesinin tarafı olmadığını, poliçenin Halk Hayat ve Emeklilik AŞ. tarafından düzenlendiği gerekçesi ile her iki davalı yönünden pasif sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.