YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10323
KARAR NO : 2022/10877
KARAR TARİHİ : 27.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı ve davacı taraf vekillerinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı ve davacı vekilleri tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili 30/01/2015-01/02/2015 tarihlerinde, müvekkili işletmenin bulunduğu Kadıköy sahilde ortaya çıkan şiddetli fırtına olayı sonucunda, tesiste hasar meydana geldiğini, hasarın giderilmesi için müvekkil tarafından 383.326,66 TL (58.302,99 TL’si KDV) masraf yapıldığını, sigorta şirketine poliçe kapsamında başvurduklarını, sigorta eksperi rizikonun fırtına olduğunu açıkca tanımlamakla birlikte muafiyet uygulmasını sel/seylap rizikosu üzerinden hesaplayarak zararı 47.693,45 TL olarak belirlediğini, uygulanan muafiyetin 137.230,00 TL olup ve çok yüksek olduğunu, kabul etmediklerini, bu sebeple müvekkili tarafından yapılan hasar masrafı 383.326,66 TL’nin 19/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın sebebinin sel/seylap olduğunu, uygulanan muafiyetin poliçede kararlaştırıldığını, hasarın sebebinin fırtına olarak kabul edilmesi halinde poliçede fırtına klozunun teminat dışı olarak belirlendiğini, 47.693,45 TL olarak belirlenen hasardan ancak sorumlu olabileceklerini ve davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, başvurunun kısmen kabulü ile 106.463,61 TL’nin 19/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvurana ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, davalı vekili ve davacı vekili karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazları reddedilmiştir. Davalı ve davacı taraf vekilleri karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan, davalı vekilinin ise (3) numaralı bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerkmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, işyeri sigortasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda olumsuz hava koşulları nedeniyle, davacı işletmenin sahildeki tesisinde meydana gelen hasarın tazmini istenmiş, hakem heyetince hasarın poliçe kapsamında sel/seylap klozu içinde yer aldığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hakem heyetinin bu belirlemesi doğru olmakla birlikte, poliçede teminat altına alınan enkaz kaldırma masrafları yönünden tahkim yargılamasında alınan 27/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda enkaz kaldırma teminat bedeline ayrıca %2 tenzili muafiyet uygulanmış ve enkaz kaldırma hasarı için ödenebilecek tazminatın sıfır olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hakem heyetince işbu rapor hükme esas alınmışsa da rapor enkaz kaldırma bedelinin tespiti yönünden hatalıdır.
Hasarın belirlenmesi kapsamında sigorta şirketince görevlendirilen eksper tarafından sunulu raporda, davacı işyerinde meydana gelen hasarın poliçe kapsamında sel/su baskını klozu içinde olduğu kabul edilerek ve poliçede hüküm altına alınan %2 muafiyet uygulanarak zarar tespiti yapılmış, belirlenen zarara poliçe teminatında olan “enkaz kaldırma masrafları” kapsamında, 9.500,00 TL “moloz atılması nakliye” bedeli eklenmiştir. Enkaz kaldırma masrafına ayrıca tenzili muafiyet uygulanmamıştır. Davalı vekili, aşamalardaki beyanlarında da enkaz kaldırma teminat bedelinden, tenzili muafiyet yapılmadığını belirtmiştir.
O halde; Hakem Heyetince % 2 muafiyet tenzili uygulanmadan, enkaz kaldırma bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.