Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1107 E. 2021/4136 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1107
KARAR NO : 2021/4136
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1…Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. vekili Av….
2… İç Dış Ticaret ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu şirket aleyhinde yürütülen icra takibinde borca yeterli malvarlığı bulunamadığını, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla iki adet lüks aracını davalı 3.kişi …A.Ş.’ne devrettiğini, davalı şirketler arasında organik bağ ve muvazaalı ilişki bulunduğunu ileri sürerek muvazaalı satış işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, her iki davalı şirketin kurucularının, faaliyet adreslerinin farklı olduğunu, dava konusu icra dosyasındaki alacağın henüz kesinleşmediğini, müvekkili borçlu şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu yönde menfi tespit davası açtıklarını, satışların gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; Davanın kabulü ile; davalı …İç ve Dış Tic. Danışmanlık Hizm. A.Ş adına olan …ve… plaka sayılı araçların devrine ilişkin tasarrufun iptaline,…33.İcra Müdürlüğü’nün 2012/13565 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı şekilde araçlar üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına ve davacı tarafa satış yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali
../…

gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde; davacı tarafın davalı hakkında…33. İcra Müdürlüğünün 2012/13565 sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin iptali için…9.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1151 sayılı dosyasından açılan davada davanın reddine karar verilmişse de, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 09/04/2013 tarih ve… sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra ilk derece mahkemesinin 2013/662-2013/980 sayılı kararı ile direnerek yine davanın reddine karar verdiği bunun üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda hala derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan icra takibinin iptali davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi bu dosya içeriğine ve oluşacak sonuca göre dava şartları yeniden değerlendirilerek esasa girilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.