YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1117
KARAR NO : 2021/3820
KARAR TARİHİ : 29.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Körfez 1.Asliye Hukuk Mahkemisi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davalı … vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin reddine karar verilmiş, davalı … vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu … hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını 15.12.2011 tarihinde davalı …’a devrettiğini belirterek, bu satışların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin dava konularından 1-2-3 nolu bağımsız bölümleri satın aldığını ve rayiç bedelini ödediğini 4-5-6 nolu bağımsız bölümleri satın almadığını, davanın haksız açıldığını belirtmiştir.
Davalı … vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını,üçüncü kişiye 6 adet değil 3 adet dairenin satıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğundan davalı üçüncü kişiye satılan 1-2-3 nolu bağımsız bölümler ile ilgili davanın kabulüne, 4-5-6 nolu bağımsız bölümler davalıya satılmadığından bu bölümlere ilişkin davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Karar davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesi de, taşınmazların gerçek değeri ile resmi akit tablosundaki değerler arasında fahiş fark olduğu, davalı …’ın tasarruf konusu taşınmazların satışı ile ilgili olarak tapudaki resmi akit tablosunda belirtilen bedel dışında ödeme yaptığını banka ve PTT havalesi gibi bir belge ile kanıtlayamadığı, daha sonra bu taşınmazları borçludan kendi alacaklarına karşılık olmak kaydıyla aldığı yolundaki iddiası ile cevap dilekçesindeki savunmasının birbiriyle tamamen çelişkili olduğu, davalı vekili tarafından verilen 07/07/2013 günlü dilekçedeki açıklamaların davalı borçlu …’in mal varlığının borçlarına yetmediğinin ve içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını, davalı …’ın bildiği veya bilmesi gerektiğini göstermesine gerekçesi ile davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, anılan karar yine aynı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı … vekili yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen, karar sonuç olarak usul ve yasaya uygun bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … vekili temyiz istemininin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.043,00 TL kalan onama harcının davalı …’dan alınmasına, 29.06.2021 günü oybirliğiyle karar verildi.