YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/113
KARAR NO : 2022/13562
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne ilişkin verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dışı … ile … arasındaki Isparta 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/594 Esas sayılı dosyasından, kendisine yed-i emin olarak teslim edilen 13466 kilogram Gülçiçeği müvekkili tarafından davalı şirkete 10/03/2016 tarihli müstahsil makbuzu ile teslim edildiğini, satış parasının dava dışı … Köyü Muhtarı …’e ödendiğini, ödeme yapılırken de davalı şirketçe hiçbir gerekçe gösterilmediğini, müvekkili tarafından 10/03/2016 tarihli üretici makbuzu ile davalı şirkete teslim edilen gül bedeli olan 81.361,57 TL alacağın tespiti ile müvekkil adına bloke edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili , 2015 Yılı Eylül ayında satın alınan gül çiçeği bedelinin …Köyü Muhtarı …’e elden ve nakden teslim edildiğini, … imzalı 28.09.2015 tarihli ödeme makbuzunun bulunduğunu, davacı alacaklı ise bunun müvekkiline değil, … Köyü Tüzel Kişiliği ve …’e rücu etmesinin gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının sadece yed-i emin sıfatının bulunduğu, yed-i eminlik sıfatının alacaklı olma durumunu oluşturmayacağı, yed-i eminin hesabına yatmayan para için dava dışı alacaklı üçüncü kişiler dururken iş bu davayı açmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığı, her ne kadar davacı bunun aksini iddia etmekte ise de görevi sadece kendisine verilen parayı muhafaza etmek olan yed-i eminin uhdesine girmemiş bir paradan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, bu durumun zaten gerek mahkeme dosyalarında gerekse savcılık dosyasında sabit olduğu, bu nedenle iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmayan davacının aktif husumetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, henüz gerçek hak sahibi ortaya çıkmadığından ürünün usulünce satılmasının ve bedelinin gereği gibi saklanmasının yediemin davacının görevlerinden olduğu, ileride haksız yere ödeme yapılmış olmasından dolayı gerçek hak sahibinin yedieminden talepte bulunmasının mümkün olduğu, … Köyü muhtarı … hakkındaki davalarda bu nedenle de “katılan” olan davacının gül bedeline ilişkin alıcı şirketten istemde bulunma hakkının, dolayısıyla aktif taraf sıfatının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, mahkemenin yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine hükmetmesinin doğru olmadığı, davalı şirket tarafından yapılan ifanın usulüne uygun olmadığı, gül bahçesinin kiracılık hususu ve ürünleri kimin devşireceği nizalı olduğu müstahsil makbuzunu davacı adına düzenleyen alıcı şirketin bu hususları araştırmadan gerçek hak sahibi ortaya çıkmamışken köy muhtarına ödeme yapmasının usulsüz olduğu, borcun alacaklıya ya da onun gösterdiği bir kimseye ödenmesi gerektiği, alacaklı nizalı ise ödeme yapacak kimse TBK’nın 187. maddesi uyarınca ifadan kaçınarak, mahkemeden tevdii mahalli tayinini isteyebileceği, somut olayda davalı şirketin açıklanan şekilde davranmadığı, basiretsizce hareket ettiğinden davanın kabulü ile gül bedelinin (81.361,57 TL) davacı adına yediemin sıfatıyla açılacak bir vadeli hesaba davalı tarafça depo edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava yed-i eminin sorumluluğundan doğan alacak istemine ilişkindir.
Davacı yed-i emin olarak kendisine teslim edilen güllerin satışı sonucu elde edilen bedelin köy tüzel kişiliğini temsilen muhtara yapıldığını, bu paranın kendisinden talep edilmesi halinde sorumluluğu doğacağını iddia etmektedir. Davalı ise satın alınan gül bedelinin, davacının bilgisi ile muhtara yapıldığını, bir borcu kalmadığını belirtmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık yed-i emin tarafından satılan mal bedelinin, yed-i emin olan davacı dışıdaki şahsa yapılması halinde, davacının sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda , dava dışı … ‘nin kiracı olarak …’ne ait gül bahçelerini kullandığı, buna ilişkin kira bedelinin uyarlanması istemi ile Isparta 2 .Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/594 Esas sayılı dosyasından dava açtığı, davalı köy tüzel kişiliğinin de men-i müdahale talebi ile açtığı karşı davanın birleştirildiği, yargılama sırasında uyuşmazlık konusu bahçedeki güllerin hasadının yed-i emin olarak davacıya 02/06/2015 tarihinde teslim edildiği davacının 09/09/2015 tarihli müstahsil makbuzu ile 13.466,00 kg gül çiçeğini davalıya 79.734,33 TL den sattığı, davalının bu bedeli 28/09/2015 tarihinde köy muhtarı …’e ödeme makbuzu ile ödediği anlaşılmaktadır.
… ile … arasındaki davada Isparta 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/594 Esas 2015/1437 Karar sayılı ilamı ile, davacı Ahmet’in davasının kabulüne, davalı köy tüzel kişiliğinin davasının reddine karar verilmiş, karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14/11/2018 tarih 2017/3852 Esas 2018/11483 Karar sayılı ilamı ile davacı …’nin açtığı davada haksız olduğundan ve davanın reddi gerektiği, davalının karşı davası yönünden ise; davalı taleplerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, karara karşı karar düzeltme yoluna gidilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi yargılama sonuçlanmadan, anılan Yargıtay ilamı ile …’nin 28/10/2014 tarihinden itibaren haksız işgalci konumunda olduğu tesbiti yapılmıştır. Bu halde 09/09/2015 tarihinde satılan güllerin köy tüzel kişiliğine ait olduğu tesbit edilmiş ve ödemede bu tüzel kişiliği temsilen muhtara yapılmış olduğundan, anılan kişilerin yed-i eminden talepte bulunmaları söz konusu değildir.Dolayısı ile davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/2.maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.