YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11744
KARAR NO : 2021/10825
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili tarafından, davalı … Sigorta A.Ş. aleyhine 27.06.2019 tarihli dilekçe ile cismani zarardan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/01/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili 27/06/2019 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 10/05/2018 tarihinde davacının yolcusu olduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 156.646,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 156.646,00 TL tazminatın 25/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine davalı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 125.316,80 TL tazminatın 25/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uzman bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranının hükme esas alınmış olmasına; davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyet oranının uzman bilirkişi heyeti tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun biçimde belirlenmiş ve bu raporun hesaplamaya esas alınmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı vekili davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, başvuran ile sürücünün arkadaş olmaları ve sürücünün taşımada manevi menfaati bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı ile araç sürücüsü arkadaş olduklarını ceza soruşturması kapsamında alınan ifadelerinde beyan etmiştir. Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan davacının taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.