Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1231 E. 2021/3926 K. 30.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1231
KARAR NO : 2021/3926
KARAR TARİHİ : 30.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı …Ş. vekili Av…. tarafından, davalı … aleyhine 03/09/2013 gününde verilen dilekçe ile kasko poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağına dayanan itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/07/2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya kasko sigortalı araca davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması neticesinde sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilince sigortalısına hasar tazminatı ödendiğini, davalı aracının trafik sigortası tarafından karşılanmayan kısmı 10.588,53 TL’nin rücuen tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etimiştir.
Mahkemece yapılan değerlendirme sonunda, davacının sigortalının haklarına halef olarak açtığı davada uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu gerekçesiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Körfez Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin 03.03.2016 gün, 2017/2782 E.-2016/2694 sayılı ilamında “gerekçede yetki hususunda bir açıklama yapılmazken hüküm fıkrasında görevsizlik yanında yetkisizlik kararı da verilmesinin gerekçe ile kısa karar arasında uyumsuzluk oluşturduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında, Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/10/2018 tarih 2016/804 Esas- 2018/476 Karar numaralı kararı ile dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, görevli mahkemenin Kocaeli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonrasında davalının Körfez İcra Müdürlüğü’nün 2012/1942 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacağın likit olması nedeni ile takip talebindeki asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafın davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin “Alacağın likit olması nedeni ile takip talebindeki asıl alacağın %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; “Alacak likit (muayyen/belirli) olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.