Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/12763 E. 2023/3990 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12763
KARAR NO : 2023/3990
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2299 E., 2020/1449 K.
HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/2708 E., 2019/981 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 01.02.2017 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, maluliyet oranının mahkemece alınacak raporla belirleneceğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında araç sürücüsü kusursuz bulunmuş ise de sürücünün kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını belirterek açtıkları belirsiz alacak davasında 500,00 TL geçici ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere trafik sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortacının ödeme yapabilmesi için zarara neden olan olayın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelmesi gerektiği, kaza tespit tutanağı ve mahkemece alınan 13.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı yanın kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 07.03.2019 tarihli raporunda davacının %75 oranında asli, araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu bulunduğu, tarafların itirazı üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) Fen Heyetinden alınan 28.05.2018 tarihli ve hükme esas alınan raporda ise araç sürücüsünün alt geçide girmek üzere ve sol şeritte seyrettiği, ön ilerisinde seyreden tır aracının önünden geçerek seyir şeridine çıkan yayaya karşı alabileceği etkili bir tedbir bulunmadığı, davacı yayanın dikkatsiz ve tedbirsizliği ile olayda tamamen kusurlu bulunduğu, somut olayda davacının olayda tam kusurlu olması nedeniyle zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora itibar edilesi gerekirken, dosyanın yeniden KGM Fen Heyetine gönderilerek rapor alınmasının hatalı olduğunu, dosyada alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna gönderilmesi talebinin mahkemece gerekçesiz olarak ret edildiğini, bu yönüyle eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine ilişkin davalının itirazı üzerine Karayolları Fen Heyetinden alınan kusur raporunda davacının asli ve tam kusurlu bulunduğu, yayanın sağ taraftan yola girdiği, çarpmanın ise sol şerit içerisinde meydana geldiği, araca ait mahalde fren izi tespitine rastlanılmadığı, davacı yayanın gündüz vakti olay mahallinde gelen aracın hız ve mesafesini dikkate almadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda kontrolsüzce yola girerek, ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücünün kullandığı aracın sadmesine maruz kaldığı olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle dosya kapsamında bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi olmasına, kazanın oluş şekline, davacının soruşturma aşamasında verdiği ifade de gözetildiğinde davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.