Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/13182 E. 2022/14332 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13182
KARAR NO : 2022/14332
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 07.07.2017 tarihinde davalı … şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın yaya haldeki davacı …’e çarptığını, davacının yaralandığını belirterek davacı … için 100.000,00 TL, davacı … için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL belirsiz maddi tazminat alacaklarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; davacı … yönünden açılan dava takip edilmemiş; davacı … için 09.12.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 180.015,47 TL’ye yükseltmiş; dosyaya sunulan 22.10.2019 havale tarihli temliknameye göre, temlik eden …’ın, temlik alan …’ya adına tahakkuk etmiş alacağın (sürekli, geçici iş göremezlik tazminatının) 10.000,00 TL miktarını temlik ettiği bildirilmiştir.
Davalı … vekili ile davalılar … ile …, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacı …’ın davasının kısmen kabulü ile 170.015,47 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a verilmesine, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak temlik alan …’ya verilmesine dair verilen karara karşı, davalı … vekili ve davalılar … ve … tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davalılar … ve … gerekli harç ve masrafların yatırılmadığı gerekçesi ile bu davalıların istinaf taleplerinin reddine, davalı … şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza neticesinde davacı …’ın maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.09.2019 tarihli rapor mahkeme tarafından benimsenmiş olup anılan bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti %39.2 olarak, 9 ay süre ile de geçici iş göremezlik belirlenmiştir. Ne var ki, anılan raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, karara esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesi tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, ATK İhtisas Kurulu’ndan veya üniversitelerin adli tıp bölümünden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Bölge Adliye Mahkemesinin de davalı … şirketinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularını reddi doğru görülmemiştir.
3-HMK’nın 27. maddesi, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; karara esas alınan tazminat hesap raporu ile davacı tarafından ibraz edilen 09.12.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi davalı … vekiline tebliğ edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, bahsi geçen hesap raporunun ve bedel artırım dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere tebligat yasasına uygun olarak davalı … vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.