Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/13364 E. 2022/11459 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13364
KARAR NO : 2022/11459
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

K A R A R

Davacı vekili, 03/05/2014 tarihinde müvekkiline ait … plakalı araç sürücüsü Hamza Ulusoy’un sevk ve idaresinde iken … plakalı aracın sürücüsü …’in kusuru sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, zararın tam olarak tespiti için bilirkişi incelemesi gerektiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahmilini, … plakalı araç üzerinde oluşan değer kaybının tespit edilmesini ve tespit edilecek rakama artırılmak üzere şimdilik 200,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araçtan yoksun kalma nedeniyle oluşan zararın tespit edilmesini ve tespit edilecek değere artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin 05/11/2014 gün, 2014/226 Esas numaralı ara kararıyla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/15086 Esas, 2014/11979 Karar sayılı geri çevirme kararı ve 09/04/2015 tarihli ve 2015/654 Esas, 2015/5589 Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının değerlendirilmesine ilişkin bozma ilamı sonrasında; mahkemece, davanın esası hakkında yargılamaya devam edilerek, davanın kısmen kabulü ile 12.007,10 TL araç zararı, 1.750,00 TL araçta oluşan değer kaybı, 600,00 TL araçtan yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 14.357,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı, davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine bu defa da Dairemizin 03/02/2021 gün, 2020/1779 Esas, 2021/408 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilen nihai karara karşı yapılan kanun yolu başvurusunun inceleme yerinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere, temyiz incelemesi yapılmaksızın ilk derece mahkemesine iadesine karar verildiği; ne var ki yerel mahkeme tarafından dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi yerine her hangi bir işlem yapılmadan temyiz incelemesi yapılmak üzere bu defa da Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesine gönderildiği ve ilgili Daire tarafından iş bölümü nedeniyle dosyanın Dairemize aktarımının yapıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 294/1. maddesinde mahkemelerin, davayı ancak usule veya esasa ilişkin nihai kararla sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi, hâkimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran karara nihai karar denilmektedir. Nihai karar usule ilişkin ve esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır. Usule ilişkin nihai kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır. Bu nedenle, mahkemece verilen görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlardır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ihtiyati tedbir (haciz) kararı aşamasında dosyanın Yargıtay temyiz incelemesinden geçtiğinden bahisle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesinin nihai kararı 01/03/2018 tarihli olup karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/15086 esas, 2014/11979 karar sayılı geri çevirme kararına ilişkin ve 09/04/2015 tarihli ve 2015/654 esas, 2015/5589 karar sayılı ihtiyati haciz talebininin reddine dair kararının değerlendirilmesine ilişkin bozma ilamına konu ilk derece mahkemesi kararı nihai karar niteliğinde değildir. Davanın devamı esnasında alınan ihtiyati tedbir (haciz) kararının temyizi üzerine Yargıtayca inceleme yapılmış olması, geçici hukuki koruma tedbirleriyle ilgili olduğundan nihai kararın temyizen incelenmesi niteliğinde değildir.
Bu durumda, eldeki davada HMK’nın 373/4 ile geçici 3/2. maddelerinin uygulaması mümkün olmayıp Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilen nihai karara karşı yapılan kanun yolu başvurusunun inceleme yeri ilgili Bölge Adliye Mahkemesidir. Bu nedenlerle dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere, temyiz incelemesi yapılmaksızın yeniden ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmeksizin hakim denetiminde titizlikle dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi için yeniden ilk derece mahkemesine İŞLEMSİZ İADESİNE 05/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.