YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1344
KARAR NO : 2021/9878
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaazalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazları 24/05/2012 tarihinde diğer davalı yeğeni …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki muvazaalı işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı , Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 06/02/2017 tarih, 2014/23129 Esas 2017/1053 Karar sayılı ilamı ile tdavanın BK’nın 19.maddesine dayalı olarak açılan muvaazalı işlemin iptali davası olmasına rağmen tasarrufun iptali olarak niteleme yapmasının hatalı olduğu, bu tür davaların dinlenmesi içinde davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olması gerektiği, işlemin 24/05/2012 tarihinde gerçekleştirildiği, borcun kaynağı olarak gösterilen fıstık teslim fişlerinin ise, 06/11/2013 ve 05/12/2013 tarihli olduğu görüldüğü mahkeme gerekçesinde de bu husus tasarrufun iptaline konu devrin borcun doğumundan önce yapıldığı şeklinde belirtildiği, bu halde, 06/11/2013 ve 05/12/2013 tarihli satış fişlerine konu alacağın, tasarrufun yapıldığı 24/05/2012 tarihinden önce var olup olmadığı, bir başka anlatımla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususunun, her iki tarafın ticari defter, kayıt ve konuya ilişkin sunulacak tüm belgeler üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılıp alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediği, kabule göre de, İİK 277 ve devamı maddelerine göre değerlendirme yapılarak tasarrufun iptaline konu satışın, borcun doğumundan önce yapıldığı tespitine karşın bir kısım taşınmazlar yönünden tasarrufun iptali şeklinde kısmen kabul kararı verilmesi de isabetsiz bulunduğunudan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece borcun doğum tarihinin iptali istenilen işlemden sonra olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK’nın 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davasına ilişkindir.
Bozma ilamından sonra mahkemece, yapılan araştırma sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre davacı alacaklı ile borçlu arasında kayıtlı olarak 2010 yılından beri devam
eden ticari ilişkinin olduğu, davacının usule uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre , 19/11/2010- 25/11.2011 döneminde 561.320,13 TL , 03/03/2011-25/11/2011 tarihleri arasında 419.107,08 TL lık fıstık faturası kestiği bu fıstık bedellerinin ödendiğine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, belirtilmiştir.Borçlunun oğlu adına kayıtlı işyeri üzerenden faaliyet gösterdiği ticari defterinin olmadığı belirtilmiştir.Buna göre davacı alacaklı ile borçlu arasnda 2010 yılından itibaren devam eden bir nevi cari hesap ilişkisi olduğu, bu ilişikiden doğan alacakların önceden ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı, dava konusu tasarrufun borcun doğmundan sonra 24/05/2012 tarihinde gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi