YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13443
KARAR NO : 2022/9966
KARAR TARİHİ : 12.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 12/12/2020 tarih, 2020/İHK-27815 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı … şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan araçla davacının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu 01/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını, beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20/04/2020 tarihli dilekçesiyle talebini 46.050,61 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvuru sahibinin maluliyete ilişkin zarar isteminin kabulü ile 46.050,61 TL’nin, 13/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …Ş.’den alınarak başvuru sahibine ödenmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sigorta şirketi vekilinin yaptığı itirazın reddine,itiraza konu kararın aynen infazına, karar verilmiş, itiraz hakem heyeti kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonunca; davacı tarafından verilen 20/04/2020 tarihli ıslah dilekçesi, davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 22. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. HMK‘nın 27. maddesi ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
Bu durumda; davacı vekilinin 20/04/2020 tarihli ıslah dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna görekarar verilmesi gerekirken, Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.