Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1360 E. 2021/6520 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1360
KARAR NO : 2021/6520
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2019 tarih, 2016/14657 Esas ve 2019/5472 Karar sayılı bozma ilamında; “davalı 3. kişi …’un tasarrufa konu araçları 4. kişiye devretmiş olduğu anlaşıldığından davacı alacaklının talebini tazminata dönüştürdüğü, iptal koşullarının oluştuğunun mahkemenin de kabulünde olduğunu belirterek mahkemece davanın kabulü ile söz konusu tasarrufların iptaline, İİK.nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı 3. kişi …’un araçları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla (diğer dosya yönünden)tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kabulüne, dava konusu tasarrufların iptaline, İcra İflas Kanunu’nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı 3. Kişi …’un taşınır araçları elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür yaratmamak üzere (27 ASHM ‘nin 2013/364 Esas sayılı dava yönünden) tazminata mahkum edilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davaları borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler ve bunların mirasçıları aleyhine açılır. Malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise dava, kişinin elden çıkardığı mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa 3. kişinin bu değerler nispetinde, davacının alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkum edilmesi gerekir. Bu halde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın tasarruf tarihindeki gerçek değeridir. Başka bir deyişle 3. kişi tasarrufa konu malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminatla sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hükmedilen tazminat miktarı belirtilmeden hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “ davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı 3. Kişi …’un taşınır araçları elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür yaratmamak üzere (27 ASHM’nin 2013/364 Esas sayılı dava yönünden) tazminata mahkum edilmesine,” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak araçların elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri olan 140.000,00 TL’nin, davacının …. İcra Müdürlüğü 2012/4187 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere ve tahsilde tekerrür yaratmamak üzere (27 ASHM ‘nin 2013/364 Esas sayılı dava yönünden) davalı 3. kişi …’dan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.