Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/13703 E. 2022/10633 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13703
KARAR NO : 2022/10633
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının hakem yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 08.05.2016 tarihinde plakası belirlenemeyen araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın çarpışması çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararı için şimdilik 1.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 221.262,56 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının başvurusunun kısmen kabulü ile 208.523,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 12.239,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 220.762,56 TL tazminatın 31.10.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hesaplanamayan geçici bakıcı gideri tazminatının reddine, karar verilmiştir. Davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti, itirazın reddine karar vermiş; davalı vekili, kararı temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların; haksız fiil, 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda,Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimler Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 24.08.2020 tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile %18 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Anılan rapora karşı davalı tarafça; davacının muayene edilmeden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğu, tespit edilen araz ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılması gerektiği ve diğer yönlerden itiraz edilmiştir.
Kazanın 08.05.2016 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak rapor düzenlenmesi gerekirken hatalı raporla karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle; davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak belirtilen Yönetmelik’e uygun ve temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmek üzere itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddeleri uyarınca, tarafların vekille temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için ilgili mevzuat göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında belirlenmesi, söz konusu miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması hâlinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.