YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13825
KARAR NO : 2022/10765
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/06/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 10/11/2020 tarih ve 2020/İHK-24731 sayılı kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 06/07/2017 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %39 oranında malul kaldığını, davalı tarafından 24/01/2020 tarihinde yapılan 61.631,00 TL ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminatın ödenmesi için yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli ve 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 01/09/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 65.867,18 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının ilk tahkim başvurusuna ilişkin dosya kapsamında 17.748,35 TL ödenmesine karar verildiğini, bu karara istinaden 26.163,40 TL’nin icra dosyasına ödendiğini, eldeki tahkim başvurusundan önce ise davacıya 24/01/2020 tarihinde % 33 maluliyet oranına göre 61.631,17 TL ödeme yapıldığını, eksik bir ödemenin bulunmadığını, aksi kanaat halinde her iki ödemenin güncellenerek mahsubu gerektiğini, sunulan rapordaki maluliyet oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlulukları bulunmadığını, öncelikle kusurun ispatı ve müterafik kusurun araştırılması gerektiğini belirterek, başvurunun reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; ikinci kez ıslah yapılamayacağından davacının ikinci ıslah talebinin kabul edilmediği, kaza tespit tutanağı uyarınca müterafik kusura yönelik iddianın yerinde olmadığı gerekçesiyle; başvurunun kısmen kabulü ile 12.007,26 TL geçici iş göremezlik, 1.357,26 TL geçici bakıcı gideri ve 30.115,42 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 43.479,94 TL’nin 28/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacının yolcu olmasına, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın tam kusurlu bulunmasına, ilk başvuruda tam kusurun esas alınmasına, tutanakta davacının emniyet kemerinin takılı olduğunun belirlenmiş olmasına göre davalının bu yönlere ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; hakem heyeti tarafından karara esas kabul edilen ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11/11/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle maluliyeti %39 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellerin kullanılması gerekirken, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılmış olup, rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı gibi, davacının maluliyetinde gelişen bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme de bulunmamaktadır.
Her ne kadar dosyada mevcut değilse de, davacının ilk tahkim başvurusuna ilişkin karar sonucu davalının yaptığı ilk ödemeye esas alınan raporda davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %7.85 olarak belirlendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her iki rapor arasında maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılan bir araştırma da bulunmamaktadır. Bu haliyle İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır. Davacıya %7.85 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyetince; davacının ilk tahkim başvurusuna ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması; davacının dosyada bulunmayan %7.85 oranında maluliyetini belirleyen rapor temin edilerek bu rapor ile davacının %39 oranındaki maluliyetini belirleyen raporunun karşılaştırılması, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, iki rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette gelişen durum/artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı, davacının ilk tahkim başvurusuna ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının tarihi ile eldeki başvuru tarihleri arasındaki süreçte davacıdaki arızaların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından gerekçeli, denetime elverili ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17. maddesinin 2. fıkrası gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.