YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14
KARAR NO : 2021/4868
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davacı … Velayeten … ve … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 03/03/2014 gününde verilen dilekçe ile; trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebini kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 25/05/2017 günlü kararın istinaf incelemesinde; davalılar vekilinin maddi tazminat davasına yaptıkları istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Manevi tazminat yönünden; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalılar vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/05/2017 tarihli, 2014/86 esas ve 2017/554 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan olay tarihi olan 08/11/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline dair verilen 17/09/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; kaza nedeniyle davacıların oğulları …’in sağ bacak ve sağ el bileğinde kırılma, sağ omuzunda çatlak oluştuğunu ameliyat olup uzun süre tedavi gördüğünü, hastaneden çıktıktan sonra bile 35-40 gün ayağa kalkmadığını belirterek davacıların oğulları adına velayeten açtıkları davayla oluşan madddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, kazaya karışan araç maliki olan davalı … ve aracın ZMMS sigortacısı diğer davalı …Ş.’nin poliçe limitleri dahilinde maddi tazminattan sorumlu oldukları gerekçesiyle; maddi tazminat talebini kabulü ile; 55.567,36 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen
kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan tahsiline karar verilmiştir. Taraf vekillerince istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince; davacı ve davalılar vekilinin maddi tazminat davasına yaptıkları istinaf başvurusunun esastan reddine, manevi tazminat yönünden; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalılar vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/05/2017 tarihli, 2014/86 esas ve 2017/554 karar sayılı kararının kaldırılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi ( 6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; davacının yaralanma derecesi, olay tarihi, olayın gelişim şekli, davalı tarafın tam kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına Bölge adliye mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Bölge adliye mahkemesince davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin kabulüne dair kararının ve ilk derece mahkemesinin manevi tazminata ilişkin kararının kaldırılarak bölge adliye mahkemesince hükmedilen manevi tazminat tutatından daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.