YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/142
KARAR NO : 2021/10890
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalı vekili tarafından talep edilmiş davacı vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. Hasan Tamar ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin, Rize İli, Merkez Müftü mahallesi, Yalı civarı mevkiinde kain, tapuda 31 pafta, 1414 ada, 16 parselde kayıtlı 2 katlı kargir apartmanın paylı maliki olduklarını, davalı şirket tarafından aynı bölgede 196 ada 34 parsel üzerinde yapımı devam eden avm inşaatının temel kazısı nedeniyle müvekkillerinin maliki olduğu apartmanın hasar gördüğünü; Rize Belediye Başkanlığının, yapıda oturulmasının sakıncalı olduğuna dair 28/06/2017 tarihli yazısı uyarınca müvekkillerinin 30/06/2017 tarihinde ikamet ettikleri taşınmazı tahliye ettiklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak talepli olarak binanın yıkılması gerekirse yapı bedeli ile yıkım enkaz kaldırma bedeli ile tahliye tarihi olan 30/06/2017 den dava tarihine kadar, apartmanda bulunan dört bağımsız bölüm ile iki dükkanın mahrum kalınan kira bedellerine ilişkin toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın 30/06/2017 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama esnasında bu talebinin 50.000,00 TL sinin kira kaybı tazminatına ilişkin, bakiye 50.000,00 TL sinin ise yapıda meydana gelen zararın giderilmesine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, 31/10/2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak, davalı tarafından yapımı devam eden avm inşaatının temel kazısı nedeniyle davacıların maliki olduğu apartmanın hasar gördüğü, oturulamaz halde olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile olay tarihine göre hesaplanan yapı bedeli ile yıkım ve enkaz bedeline ilişkin 50.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL mahrum kalınan kira bedeline ilişkin toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın 30/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tapudaki hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
../…
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılar vekili tarafından tamamlama harcı yatırılan meblağın hüküm altına alınmadığı ileri sürülmüş olmakla beraber, harcı tamamlanan kısım yönünden usulüne uygun şekilde alacağın belirli hale getirilmesine ilişkin talep olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hukukumuzda hakkaniyet, TBK’nın 51. (BK 43) maddesinde düzenlenmiştir. Hakkaniyet; bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Somut olayda, Rize Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 28/06/2017 tarihli teknik rapora göre dava konusu taşınmazın, sağlam olmayan zeminde bodrum katsız olarak inşa edilmiş olduğu, bu nedenle davalı tarafından yürütülen avm inşaatının temel çukur kazısına bağlı zemin suyunun düşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazda anlık oturmaların oluştuğu ve yapının taşıyıcı elemanlarının ilave gerilemeler aldığının, taşınmazda ikamete devam edilmemesinin uygun olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın önceki durumu bu anlamda “sağlam olmayan zeminde bodrum katsız olarak inşa edilmiş olması ve yapının avm inşaatından önceki statik durumu” gözetilerek, tahsiline karar verilen zarar miktarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 52. maddeleri (818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 43. ve 44. maddeleri) gereğince makul bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir. Kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22/12/2021 tarihinde üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu yapının 30 yıl önceki koşullara göre belediyeden ruhsat alınarak yapıldığı ve o tarihteki imar planına uygun olduğu bu nedenle binanın günümüz inşaat tekniğine uymadığından dolayı hakkaniyet indirimi yapımasının hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmayacağı düşüncesiyle değerli çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.