YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14211
KARAR NO : 2021/8111
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davalarından dolayı yerel mahkemece verilen, gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17/12/2019 gün, 2017/5140 E- 2019/12061 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı … Dorum vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Marmaris 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/1404 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davacı tarafından bedeli ödenen gayrımenkulün davalı borçlu adına tescili yapıldıktan sonra davalı borçlunun borcunu ödememek gayesi ile adına kayıtlı söz konusu gayrımenkulü diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı …’nin isticvabına karar verildiği, …’nin beyanlarına göre diğer davalı …’ın dava konusu evi satan kişi olduğunu, satım aktinden sonra dava konusu gayrımenkulün kaydına ipotek konulması işlemini davalı …’ın eşinin yoğun olması sebebi ile davalı … tarafından yapılması için vekalet verildiği beyan edilmiştir. Davalı …’ın dosyaya sunduğu belgelere göre dava konusu gayrımenkulün gerçek değeri ile ödenen bedel arasında misli aşan fark olmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 gün, 2017/5140 E- 2019/12061 K sayılı ilamında “…borçlu davalı dava konusu taşınmazı 19.12.2007 tarihinde satın aldıktan sonra 29.01.2008 tarihinde davalı üçüncü kişi …’ye sattığı, 30.01.2008 tarihli 173.000,00 TL havaleye ilişkin banka dekontu dikkate alındığında, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında bir fark olmadığı, ancak üçüncü kişinin eşi tarafından aynı taşınmaz teminat gösterilmek sureti ile 11.03.2010 tarihinde … bankasından kredi çekildiği, taşınmazdaki ipotekle ilgili işlemlerin üçüncü kişinin eşinin vekili olarak davalı borçlu Vahap tarafından yapıldığı, birbirlerini önceden tanımadıklarını iddia eden davalıların, satıştan 2 yılı aşkın bir süre sonra borçlunun, davalı …’nin eşinin vekili olarak tapuda işlem yapmasının hayatın olagan akışına uygun olmadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Somut olayda; davacı ile dava dışı … arasında imzalanan adi nitelikteki satış sözleşmesine göre davacı tarafından Alanpınar mevkii, 1323 parselde kayıtlı arsada yer alan B Bölüm 2. kat, 4 nolu daire ile ilgili belirlenen taksitlerle 10.000 Pound ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafından söz konusu taksitlerin ödendiği, davacı tarafından başka bir villanın yapılması yönünde davalı … ile anlaşıldığı, aralarındaki anlaşmaya göre dava dışı … dan alınan gayrımenkulün davalı … a devredilip belli bir miktar para ödemesi yapılacağının belirlendiği, davacı tarafından verilen talimat gereğince dava dışı … tarafından davacıya devredilmesi gereken gayrımenkulün davalı … a devredildiği ve davalı … a belirli bir ödeme yapıldığı, davalı … tarafından villa yapım işine başlanmadığı gibi kendisine devredilen Alanpınar mevkii, 1323 parsel, B Bölüm 2. kati 4 nolu dairenin diğer davalı …’na devredildiği, söz konusu tasarrufun mal kaçırma kasdı ile yapıldığı belirtilmiştir.
Davalı … vekilinin dosyaya verdiği dilekçelerinde, söz konusu gayrımenkulün bedeli ödenerek satın alındığı, müvekkilnin davalı borçlunun durumunu bilmediği belirtilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/5140 E sayılı bozma ilamında; davalı 3. kişinin eşi tarafından dava konusu taşınmaz teminat gösterilerek … bankasından 11.03.2010 tarihinde kredi çekildiği, söz konusu gayrımenkulün ipotek verilmesi işlemlerin de davalı … adına vekaleten davalı …’ın işlem yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu sebeple davalı …’ın davalı …’ı tanıdığı ve davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesi davanın reddinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de, davalı …’ın İstanbul da ikamet ettiğinin, sadece yaz aylarında dava konusu gayrımenkulü yazlık mahiyetinde kullandığının, dava konusu gayrımenkulü satın aldığı tarihten bugüne tüm aidatların kendisi tarafından ödendiğinin ve halen de kullanmaya devam ettiğinin anlaşılmış olmasına göre ve davalı …’ın ise …. ‘de ikmate ettiği, emlak alım-satım işleri ile uğraştığı, dava konusu taşınmazın satım işleminden önce aralarında tanışıklık ilişkisi olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gibi, dava konusu tasarruf tarihinden sonra dava konusu gayrımenkulün bulunduğu beldenin küçük bir yer olması sebebi ile tanışıklık ilişkisinin doğabileceğinin de gözardı edilmemesi gerektiği, dava konusu gayrımenkulün satın alınmasından 2 yıl sonra kaydına konacak ipotek işleminin emlakçılık işleri ile ilgilenen davalı … tarafından yapılmış olmasının da hayatın olağan akışına ters olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru göülmüştür. Bu durumda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki açıklamalar ışığında Onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2019 gün, 2017/5140 E- 2019/12061 K sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı 59,30 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, tashihi karar peşin harcının istek halinde davalı …’na geri verilmesine 03/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.