YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14315
KARAR NO : 2021/9550
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … İmal. San Tic. Ltd. Şti ile davalılar … ve … arasındaki Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14/04/2016 günlü 2013/309 E- 2016/186 K sayılı kararın Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 05/10/2020 gün, 2019/2556 E- 2020/5068 K sayılı ilamı ile Bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı …’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5420 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı Ankara İli, Çankaya İlçesi, Dikmen Mahallesi, 7862 ada, 14 parselde kayıtlı taşınmazını düşük bedel ile diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar arasındaki işlemin gerçek bir satış işlemi olmadığı, muvazaaya dayalı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 05/10/2020 gün, 2019/2556 E- 2020/5068 K sayılı ilamında “… dava konusu taşınmazın üzerindeki ipotek yüküyle devralındığı, davalı …’in kendisinin daha önce Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nde daire başkanı olarak, eşi Güldan Güven’in ise Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü’nde daire başkanı olarak görev yapıp 19/04/1994 tarihinde emekli oldukları anlaşıldığından dava konusu taşınmazı alabilecek güçte olup bu husus tek başına davalı 3.kişinin kötüniyetini göstermeyeceğinden ve bundan başka davalılar arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durum da kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu gayrimenkulün 14/05/2012 tarihinde davalı borçlu tarafından davalı …’e devredilmiş olduğu, davanın dayanağı olan Ankara 8. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5420 sayılı dosyasından yaptırılan 12/04/2013 tarihli haciz tutanağına göre davalı borçlunun eşinin söz konusu evde hazır bulunduğu, davalı …’in, davalı borçlunun eşine dava konusu gayrimenkulü 1 yıl boyunca bedelsiz kullanma taahhütü verildiği yönünde beyanda bulunduğu, davalı … ve dava dışı borçlunun eşi arasında herhangi bir kira sözleşmesi yapılmadığı, gerçek değeri 2.150.000 TL olan ev için kira veya herhangi bir bedel alınmaksızın, satım tarihinden yaklaşık 1 sene sonra davalı borçlunun eşinin dava konusu gayrimenkulde oturtulmaya devam edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, anlaşılmaktadır.
Davacının dava konusu gayrimenkul kaydındaki ipotek bedelinin kayyum raporunda 95.000,00 TL olarak belirlendiğini beyan etmesine göre, dava konusu gayrimenkul kaydında yer alan ipotek borcunun(satım tarihi itibari ile) ne olduğunun ve ne şekilde ödendiğinin de tespiti yapılarak İİK m. 278 hükmünün değerlendirilmesi gerekirken mahkemece üzerinde yüksek miktarda ipotek borcu bulunan taşınmazın davalı … tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, satın almadan sonra ipotek ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı, adı geçen davalının bu kadar yüklü borcu bulunan bir taşınmazı alabilecek mali gücünün olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bir önceki paragrafta açıklandığı üzere İİK m. 280/1 hükmü gereğince de dava konusu tasarrufun iptale tabi olduğunun anlaşılmış olmasına göre Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının kaldırılarak sonucu itibari ile doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesinin 05/10/2020 gün, 2019/2556 E- 2020/5068 K sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı 27.324,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına peşin alınan tashihi karar düzeltme harcının istek halinde davacıya geri verilmesine 01/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.