Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14425 E. 2021/9997 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14425
KARAR NO : 2021/9997
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkeme gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 21/07/2011 tarihi olarak yazılması gerekirken, 30/07/2013 tarihi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
Davacı vekili, 24/01/2009 tarihinde ana isale hattının patlaması sonucu müvekkili şirketin sigortalısı …’a ait işyerini su basması neticesinde emtea hasarı meydana geldiğini, patlayan isale hattının bakım ve sorumluluğunun … Belediyesine ait olduğunu, Belediyenin kusuru neticesinde sigortalı işyerinin zarara uğradığını, işyerinin… Sigorta A.Ş nezdinde Ticari Paket Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, dahili su hasarı sonucu müvekkili tarafından sigortalısına 25/05/2009 tarihinde 2.814,00 TL tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin TTK 1301.maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı rücuen talep etme hakkının olduğunu, davalı aleyhine …İcra Müdürlüğü 2009/5401 esas sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, idare mahkemesinin görevli olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın idari yargının görev sahasında olduğu gerekçesiyle görevsizliğe dair ilk kararı, davacı vekilince temyiz edilmiş, … Hukuk Dairesince hükmün onanması yönünde karar verilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesinin 2012/761 esas sayılı dosyası ile adli yargının görevli olduğuna yönündeki kararı üzerine dosya 2247 Sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesinin 2012/312 E 2013/633 K sayılı ilamı ile , adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak … Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine görevli mahkemede yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 17. Hukuk Dairesince; “hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerin uzmanlıkları itibarı ile uyuşmazlığın kapsam ve niteliğine
göre karar vermeye yeterli olmadığı, içinde tekstil mühendisi de bulunan bilirkişi kurulu marifetiyle, sigortalı işyerinde emtiada meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi” gereğine değinilmiş, mahkemece: bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak; davanın kabulü ile Sivas 2. İcra Dairesinin 2009/5401 esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın %20’si miktarında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesine göre icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerekir. Dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanıp alacak likit olmadığından, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek icra inkâr tazminatına ilişkin davalı aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının icra inkâr tazminatına ilişkin (2) sayılı bendinin hükümden çıkartılmasına; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.