YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14478
KARAR NO : 2021/3983
KARAR TARİHİ : 30.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 27/11/2018 gün 2018/3852 esas ve 2018/7383 karar sayılı ilamında özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, şube müdürü ve yardımcısı olan davalıların görev yaptıkları dönemde usulsüz olarak kullandırdıkları kredilere yönelik dava dışı şirketler tarafından yargılama aşamasında ödemeler yapıldığı ve dava dışı şirketler tarafından yargılama devam ederken tahsil edilen miktarlar yönünden “karar verilmesine yer olmadığına” dair hüküm tesis edilerek, konusuz kalan bu kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve belirlenen tazminattan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği hususlarına değinilerek hükmün taraflar yararına bozulmasına karar verilmiş; tarafların diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu maddi zararın tamamının yargılama esnasında dava dışı şirketler tarafından ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesinde “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmü bulunmaktadır. Yine Tarife’nin 13. maddesinde, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu
maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dosya kapsamından, şube müdürü ve yardımcısı olan davalıların görev yaptıkları dönemde usulsüz olarak kullandırdıkları kredilerin tahsiline yönelik eldeki davanın açıldığı, yargılama esnasında dava dışı kredi kullanan şirketler tarafından ödemeler yapılması üzerine konusuz kalan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verildiği ve yukarıda açıklanan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ilgili maddelerine aykırı olarak davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca ödeme bu anlamda konusuz kalma tarihleri belirlenerek, konusuz kalan miktar yönünden davacı yararına 13. madde uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.