Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1459 E. 2021/5030 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1459
KARAR NO : 2021/5030
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin kabulü ile hükmün gerekçe yönünden düzeltilmesine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili; davacı banka ile dava dışı Birleşim Tıbbı Malzemeler Üretim San ve Tic. Ltd. Şti. arasında 02/07/2012 tarihli 1.625.000,00 TL ve 25/03/2014 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri olduğunu, davalı …’in de müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile kredi sözleşmelerini imzaladığını, borçların ödenmemesi üzerine İzmir 5. İcra müdürlüğünün 2016/10863 esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile takip başlattıklarını, borcu karşılayacak mal varlığına ulaşılamadığını, takip borçlusu davalı …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacı ile İzmir ili, … ilçesi, Payamlı köyü, … ada … parselde kain taşınmazını 05/09/2013 tarihinde 50.000,00-TL bedelle …’e sattığını öğrendiklerini, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olduğunu, bu sebeple bağışlama hükümlerine tabi olduğunu belirterek taraflar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin davaya konu taşınmazı satın alıp kullandığını, satış bedelinin çok üzerinde masraf yaptığını, müvekkilinin diğer davalıyı satış aşamasında tapu dairesinde ilk kez gördüğünü, bunun dışında görüşmesinin olmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı …; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı … tarafından taşınmazın fiilen kullanılmaya devam edildiği nazara alındığında taraflar arasındaki satışın muvazaalı olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, İİK’nun 278 maddesinde belirtilen 2 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği, bu durumda bedeller arasındaki farka dayanılamayacağı ve davalı …’ün, borçlu-davalı …’i tanıdığı, durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğunun da ispatlanmadığı görüldüğünden, ilk derece mahkeme kararının sonuç olarak doğru olduğu, gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, HMK 353/1-b,2 madde gereğince gerekçenin düzeltilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.