Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14612 E. 2023/2863 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14612
KARAR NO : 2023/2863
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2609 E., 2020/2083 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı … vekili ile davalı …’nin istinaf
başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun
kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas
hakkında düzelterek hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat
isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/564 E., 2018/524 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulü ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı … ile davalı …’nin başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulü ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.03.2016 tarihinde davalı …’nın işleteni ve davalı …’nin sürücüsü olduğu aracın, elektrikli bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, açık lisede okuyan davacının kaza öncesi babasının hırdavat dükkanında çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle bilikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 10.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 11.708,91 TL geçici iş göremezlik ve 270.524,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 282.233,03 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kamyon tipi araçta kör nokta, görüş mesafesi, kaza tarihindeki hava durumu hususları dikkate alınarak kusur raporu alınması gerektiğini, aracın zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, sigorta şirketinin sigortalı ile birlikte oluşan zararı müştereken ve müteselsilen karşılamak zorunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … davaya cevap vermemiş, yargılamada alınan beyanında kusuru bulunmadığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada idari yargının görevli olmadığı, kaza tespit tutanağı ile ceza yargılamasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.01.2017 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğu, davacının kaza sonucu %30.2 oranında çalışma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, hesap raporunda belirlenen miktar üzerinden ıslah suretiyle artırılan maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, maluliyet oranı, yaralanmanın niteliği gözetilerek manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 282.233,03 TL maddi tazminatın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davanın ihbar edildiği sigorta şirketinin tazminattan sorumlu olduğunu, aracın trafik sigortacısı yönünden sorumluluğun tespiti ile bu konuda karar verilmesi gerektiğini, kusura ilişkin raporun dosya üzerinden düzenlendiğini, keşif yapılmadığını, kask kullanmayan elektrikli bisiklet sürücüsü olan davacı hakkında cezai işlem uygulanması gerektiğini, davacının babasına ait iş yerinde çalıştığına dair resmi belge olmadığı, tanık beyanlarının bu konuda yeterli olmadığı, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı … istinaf dilekçesinde; aracın trafik sigortacısına sorumluluk yükletilmeksizin karar verildiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, hükme esas raporun dosya üzerinde yapılan inceleme ile düzenlendiğini, keşif yapılmadığını, davacının babasına ait iş yerinde çalıştığına dair resmi belge olmadığı, tanık beyanlarının yeterli açıklamayı içermediği, tazminattan sigorta şirketi, çalıştığı şirket ve belediyenin sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı belediyenin aracın işleteni olup tazminattan sorumlu olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 106 ncı ve 110 uncu maddeleri uyarınca davanın adli yargıda görüleceği, davanın ihbar edildiği sigorta şirketi hakkında harcı yatırılarak usule uygun şekilde açılan bir dava olmaması nedeniyle davada taraf sıfatının bulunmadığı, davada taraf sıfatı olmayan sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kazaya ilişkin kusur raporunun uzman kurumca düzenlendiği, kusur durumunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, elektrikli bisiklet kullanmak için gerekli sürücü belgesinin bulunmaması halinin şartların mevcudiyeti halinde idari cezayı gerektirmekte olup kazanın oluşumuna etkili olmadığı, davacı 26.10.1999 doğumlu olup 20.03.2016 olan kaza tarihinde 17 yaşını tamamlamış olduğu, babasına ait iş yerinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun görüldüğü, dosyada mevcut hizmet cetvelinde 2015 yılında çalışma kaydının olduğu, tanık beyanları ile de bu hususun doğrulandığı, maluliyet raporunda 9 ay geçici iş göremezlik süresinin belirlendiği, davacının fiilen çalıştığının anlaşılması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının kask takıp takmadığının tespit edilemediğine dair kaza tespit tutanağında işaretleme yapıldığı, kaldı ki davacının yaralanmasının başından değil belinden olması sebebiyle bu durumun sonuca etkisinin olmadığı, davalı sürücü ve işletenin haksız fiil tarihinde temerrüte düştüğü, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek davalı … vekili ile davalı …’nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf talebine gelince kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kusursuz olması, maluliyet oranı dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, 50.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun düşeceği gerekçesiyle davalı … vekili ile davalı …’nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında düzelterek hüküm kurulmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 282.233,03 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihi itibariyle hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 20.03.2016 tarihinde davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, elektrikli bisiklet kullanan davacıya çarpması sonucu yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 106 ve 110 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı İdarenin kamu hukuku kurallarına göre değil işleten sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulabilecek olmasına, davalı belediyenin işleteni olduğu aracın neden olduğu zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine, davacının yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf isteminde bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı … vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalı … Belediyesi’ne yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.