YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14921
KARAR NO : 2021/6629
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.10.2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalılar … ve … vekilleri Av. … geldiler, diğer davalı … adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, alacaklılarından mal kaçırma amacı ile borçlunun müteahhit olarak diğer davalı arsa sahiplerinden olan alacak haklarından 03.09.2010 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile vazgeçtiğinden, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarih 2015/9120 Esas 2017/11580 kararı ile konusunda uzman aralarında İnşaat mühendisinin de olduğu bilirkişi kurulundan, fesih tarihi 03.09.2009’da belirlenmiş olan inşaatın durumu dikkate alınarak, davalı borçlu müteahhidin hak ettiği bedel ile davalı arsa sahiplerinin 23.12.2009 tarihli sözleşme gereğince talep edebilecekleri hak ve alacaklarının (inşaat ruhsat masrafları, sözleşmede öngörülen cezai şart ve haksız işgal tazminatı gibi kalemler hususunda değerlendirme yapılarak) tesbiti yapıldıktan sonra iptali istenilen 03.09.2009 tarihli fesih ve ibranamenin davacı alacaklının haklarını engelleyici nitelikte olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında alınan 18.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı arsa sahiplerinin inşaat ruhsatı için yaptıkları harcamanın, aynı ruhsat ile bir başka firma ile anlaştıklarından istenemeyeceği belirtilmiştir. İkinci alınan 16.12.2019 tarihli raporda ise, plan proje yani ruhsat masraflarının müteahhide ait olmasına rağmen arsa sahipleri tarafından ödendiğinden bu masrafın müteahhitten istenebileceğini belirtmiş, 16.07.2020 tarihli ek raporunda da bu görüşünü teyid etmiştir.
Dosya içeriğinden ve davalıların kabulünden inşaatın borçlu müeahhit dışında bir başka müeahhitle yapımına devam edildiği ve bitmek üzere olduğu sabittir.
Bu halde, arsa sahiplerinin yeni müeahhitle yaptıkları sözleşmenin dosyaya ibrazının sağlanarak, bu sözleşmede, borçlu … ile yaptıkları sözleşmeye göre proje veya inşaat ruhsatı masrafı kadar bir artı değer yaratılmış olup olmadığı, kısaca arsa sahiplerince yapılan bu masrafın ikinci sözleşmede dikkate alındığında ek bir menfaat sağlayıp sağlamadığı yönünde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.