Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14927 E. 2021/4083 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14927
KARAR NO : 2021/4083
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.06.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av…. ile davalı … vekili Av…….ve davalı …Ş vekili Av…. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 06/03/2011 tarihinde davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçla davacıya tam kusurlu olarak çarpması sonucu yaralanmasına neden olduğunu, davacının kaza neticesinde malul kaldığını beyanla fazlaya dair haklarını saklı tutarak iş göremezlik zararı için 100,00.-TL, meslekte kazanma gücü kaybı için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 8.100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı …Ş. vekili, poliçe limiti ile kusur oranında sorumlu olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemelerin tenkisi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kusura itiraz ederek, çalışma gücü kaybının mahkemece belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın gelire ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi’nce tüm dosya kapsamına göre; davacının davasının kabulü ile 127.649,23.-TL tazminatın davalı … yönünden olay tarihinden davalı … yönünden ise temerrüt tarihi olan 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili, davalı …Ş. vekili, davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

… Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı …Ş. vekilinin ve davalı … vekilinin ise istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, … Asliye 19.Hukuk Mahkemesi’nin 10.11.2016 tarih ve 2011/198 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararının HMK’nin 356/2.maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davanın kısmen kabulü ile, geçici ve sürekli iş göremezlik nedeni ile toplam 114.857,77.-TL maddi tazminatın davalı …’dan olay tarihi olan 06.03.2011, davalı … şirketinden temerrüt tarihi olan 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 4. fıkrasında “iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir” düzenlemesine yer verilmiştir.
SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılan ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırmaya verilen yazı cevabında; davacıya ödenen gelirin ilk peşin sermaye değerinin 17.238,02 TL olduğu bildirilmiş; alınan aktüerya raporunda hesaplanan tazminattan 17.238,02 TL düşülmüş; Bölge Adliye Mahkemesi’nce de benimsenmiştir.
Bu durumda yukarıdaki düzenleme ve somut olaya göre; Bölge Adliye Mahkemesi’nce; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerlerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hesaplanan tazminattan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerlerinin tamamının mahsubu ile hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; 2) 02.01.2020 tarih ve 30996 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2.maddesinde, bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmalarının ayrı avukatlık ücreti gerektireceği; ikinci kısım ikinci bölümünde, bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusunun birden fazla duruşma ile incelenmesi durumunda 3.400,00TL avukatlık ücretine hükmedileceği; 3. maddesinde, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesinin birden fazla duruşma açılarak görüldüğü anlaşılmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince, ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar … ve…Sigorta lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK 373/2 maddesi uyarınca dosyanın karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.