YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14940
KARAR NO : 2021/6756
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.10.2021 Salı günü davacı vekili Av…. ile davalılar vekili Av…. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 19.11.2018 gün, 016/12096 E-2018/10866 K sayılı ilamında “… taşınmazın tapudaki satış bedeli ile rayiç değeri arasında taşınmaz üzerindeki yüklü miktarlı ipotek bedelleri dikkate alındığında fahiş bedel farkının olmadığının anlaşıldığı, mahkemece diğer iptal sebeplerinin de tartışılması gerektiği yargılama sırasında davalı borçlu … davalı 3.kişi …’ün arkadaşının oğlu olduğunu beyan etmesine ve icra takibi sırasında dava konusu taşınmazda düzenlenen 11/06/2011 tarihli haciz tutanağında da; adreste …’in hazır bulunduğu, Hayriye; taşınmazın…’e ait olduğunu ancak şu anda kendisinin oturmakta olduğunu, mülk sahibi…’in yakını olup kira sözleşmesinin bulunmadığını, borçlu…’ı da tanıdığını belirtmesine ve daha sonra borçlu…’ın da taşınmazda bulunduğunun anlaşılmasına göre tasarrufun İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde satış tarihi itibariyle taşınmaz üzerendeki ipotek ve haciz kayıtları ile davalı … tarafından yapılan ödeme miktarı toplamı ile mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen değer arasında fahiş bedel farkının olmadığı, bu anlamda satışın gerçek bir satış olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece bozmaya uyulduğu beyan edilmişse de, bozma ilamında dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki değeri ile kaydında yer alan takyidatlar ile birlikte ödenen meblağlar dikkate alındığında bedel farkının bulunmadığı ancak davalı 3. kişi …
Yaprakgül ile davalı borçlu arasında olduğu iddia edilen tanışıklık ilişkisi ve dava konusu gayrımenkulün davalı borçluyu tanıyan dava dışı …’in burada oturmaya devam ettiğinin anlaşılması ve haciz sırasında da davalı borçlunun dava konusu gayrımenkulde olduğunun da anlaşılmış olmasına göre İİK 280/1 hükmünün de tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bozma ilamında belirtilen bu hususlar değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava konusu gayrımenkulde davalı …’in kiracısı olduğunu beyan eden … ile davalı borçlu arasında tanışıklık ilişkisi bulunduğunun dosyaya ibraz edilen belgelere göre ispatlanmış olmasına, davalı …’in de davalı borçlunun arkadaşının oğlu olduğunun belirlenmiş olmasına, davalı …’in İİK 280/1 hükmü gereğince davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına, aralarındaki tasarrufun iptale tabi olmasına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bozma ilamında belirtilen hususlar Mahkemece değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca; dosya içerisinde yer alan belgelere göre dava konusu gayrımenkulün dava dışı ipotek alacaklısı banka tarafından satın aldığının anlaşılmış olmasına ve davacı vekilinin talebini tazminata çevirmesine göre, icrai satışın yapıldığı icra dosyasının dosya arasına alınarak söz konusu ihale neticesinde ihale alacaklısının alacağını alıp almadığı, alacağını aldıktan sonra bakiye bedel kalıp kalmadığının araştırılması, bakiye bedel kalması halinde söz konusu bedelin tazminat olarak tahsili yönünde karar vermesi, bakiye bedel kalmaması halinde icrai satışı yapılan gayrımenkul ile ilgili konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken icrai satış ile satıldığı belli olan gayrımenkul ile ilgili yazılı olduğu üzere karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.