YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14949
KARAR NO : 2021/3812
KARAR TARİHİ : 29.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.06.2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu … hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalı …’a devrettiğini belirterek, bu devrin iptalini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekili, derdest dava olduğunu ve davanın haksız açıldığını belirterek reddini istemişlerdir.
Davalı …, taşınmazın mahkemenin tescil kararı ile edinildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava konusu 288 parselin davalı … murisi adına mahkeme kararı ile tescil edilmiş olduğundan, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer tasarruflar yönünden davalı …’ın borçlunun avukatı olması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, davalı borçlunun aciz halindeyken dava konusu taşınmazları avukatı olan diğer davalı tarafa bedelinin oldukça altında bir bedelle satmasının alacaklılarına zarar vermek kastıyla hareket ettiğini göstermekte olduğu ve bu durumun gerek üzerindeki haciz kaydı ve gerekse borçlu davalının avukatı olması nedeniyle diğer davalı tarafından da bilindiği karşısında yapılan tasarrufların İİK’nun 278/3-2 ve 280. maddeleri uyarınca iptale tabi olduğu, davalı vekilinin esasa yönelik istinaf itirazları yerinde olmadığı ancak hangi icra dosyaları bakımından tasarrufun iptaline karar verildiği olgusu kısa kararda açıklanmadan gerekçeli kararda açıklanmış olması, kısa kararın gerekçeli karara aykırı olamayacağı ilkesine
aykırılık teşkil edeceği gerekçesi ile HMK 353/1-b/2. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık giderilmek suretiyle düzeltilerek esas hakkında yeniden karar vermiş, karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı … vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bu davalardan amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda, dosya içeriğinden, dava konularından … parselin davalı üçüncü kişi İbrahim tarafından daval …’in murisine gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile satıldığı, ancak tapusunu vermedeği için açılan ferağa icbar davasını kazandığı adına tesciline karar verildiği, bu nedenlede davalı … hakkındaki dava yönünden davanın esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu halde belirtilen taşınmaz ile ilgili davada davanın İİK’nın 283/2 maddesi gereğince bedele dönüştüğü düşünülmeden, infaz kabiliyeti olmayacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/2 maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 29/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.