Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14959 E. 2021/3734 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14959
KARAR NO : 2021/3734
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.06.2021 Salı günü davalı … asil ve vekili Av…. geldi. Davacı ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … asil ve vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı … Elk. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında 21/12/2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı …’in sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2014/3964 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacağı karşılayacak miktarda mal tespit edilemediğini, borçlunun malvarlığını üçüncü kişilere devrettiğinin tespit edildiğini, davalı …’in Sivas ili, Kılavuz Mahallesinde bulunan … ada … parsel sayılı taşınmazı davalı …’a 17/05/2013 tarihinde kredi sözleşmesinin akdedilmesinden ve kredinin kullanımından sonra, icra takibinden bir süre önce devredildiğini, davalı …’ın davalı …’in mali durumu bilen veya bilebilecek kişilerden olduğunu, davalı …’ın iyiniyet iddiasında bulunmasının yasal hükümler çerçevesinde mümkün olmadığını, edimler arasında aşırı fark olduğunu belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …; tapuda belirtilen değerden satışın yapıldığını, rayiç bedelden daha az olmadığını, taşınmazı satın aldığı tarihte davalı …’ın ekonomik olarak hiçbir sıkıntısının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı …’ in Sivas İli, Merkez İlçesi, Kılavuz Mahallesi, … Ada, … Parsel Sayılı taşınmaz için 17/05/2013 Tarih ve 8261 Yevmiye numaralı satış işleminin İİK m. 280 kapsamında tasarrufunun iptaline, davalı … Kartal adına kayıtlı satışa konu Sivas İli, Merkez İlçesi, Kılavuz Mahallesi, … Ada, … Parsel Sayılı taşınmazın mevcut tapu kaydının iptaline, İİK m. 283/1 kapsamında Sivas İli, Merkez İlçesi, Kılavuz Mahallesi, … Ada, 7 Parsel Sayılı taşınmazın davalı … adına tashihine mahal vermeden Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2014/3964 E. Sayılı dosyasında davacının alacağı olan tutar oranında cebri icra yoluyla satışını isteme yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı …’ın istinaf talebinin kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tasarrufun iptali istekli davanın sabit olduğu dikkate alınarak hükmün harç ve kuruluş biçimi yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince; iptali istenen tasarrufun gerçek değerinin çok altında bir bedelle yapıldığı gerekçesiyle davalı … vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı belirtilmiş ise de; İİK’nın 278. maddesi hükmüne göre mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez. Somut olayda icra takibi sırasında İİK’nun 105.maddesi anlamında geçici aciz vesikası niteliğinde yapılmış bir fiili haciz bulunmamaktadır. Tasarruf ise alınan aciz belgesinden geriye doğru 2 yıl içinde kalmamaktadır. Bu nedenle bedel farkından dolayı iptale karar verilemez. Ancak davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). İlk derece mahkemesince; borçlunun yaptığı taşınmazın devri işleminin, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, uzun zamandır müşteri ilişkisi bulunduğundan işlemin diğer tarafı olan davalı … tarafından bilindiği ve davalının bu hususa yönelik İİK m. 279/son’a göre borçlu davalının hal ve vaziyetini bilmediğini ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince; davalıların önceden birbirlerini tanıyan kişiler olduğu, davalı …’ın borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davalı …’ın bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı belirtilmişse de; davalılar arasında nasıl bir ticari ilişki ya da müşteri ilişkisi bulunduğu mahkemece tüm yönleriyle araştırılarak ortaya konmamıştır. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar beyanlarında; davalı borçlu …’in elektronik mağazası bulunduğunu, davalı 3.kişi …’ın ise bu elektronik mağazasının müşterisi olduğunu beyan etmişlerse de, davalı …, kendisinin Sivas’ta ikamet ettiğini, davalı borçlunun ise Kayseri’de yaşadığını, aynı ilde birlikte
yaşamadıkları için borçlunun mali durumunu bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 03/11/2007 tarihinde kendisinin ticari faaliyetine son verdiğini, diğer davalı ile arasında satış tarihi ve önceki tarihte herhangi bir ticari alışverişi olmadığını beyan ettiğinden, mahkemece öncelikle davalı borçlu ve 3.kişinin ne iş yaptıklarının saptanması, şirketlerinin bulunması halinde bu şirketlere ait ticari defterlerin getirtilerek davalılar arasında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının bilirkişi vasıtasıyla incelenerek tespit edilmesi ve sonucuna göre davalı 3.kişi …’ın davalı borçlu …’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.