YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15062
KARAR NO : 2022/12
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22/12/2021 Çarşamba günü davacılar vekili Av. … geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ve vekilleri; davacılar murisi … davalı nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçe süresi içinde sigortalının öldüğünü, davalının motorsiklet kazaları sonucu gerçekleşen ölümlerin teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını, bilgilendirme formu düzenlemeyen ve primi peşin tahsil etmiş olan davalının tazminatla yükümlü olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL. kaza sonucu vefat tazminatının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; FKSGŞ 6-a gereği, motorsiklet ve takma motorlu bisiklet kullanma ve bunlara binme halinin teminat dışı olduğunu, sigorta bilgi formunda teminat dışı haller için FKS Genel Şartları’nın uygulanacağının açıkça yazılı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; FKSGŞ 6-a gereği, olayın oluş biçimine göre zararın teminat dışı olduğu; ancak, davalı sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiği; sigortalıya gerekli bilgilendirme yapılmış olması halinde davacılar murisinin sigortayı yaptırmama ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu ve davalının tahsil ettiği primi iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 140,00 TL. tutarındaki sigorta priminin 22/05/2014 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davacılar ve vekilleri tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacılar ve vekillerinin UHH kararına karşı yaptığı itirazın reddine; HMK 26 hükmüne aykırı olan UHH kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar ve vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacılar murisi sigortalı için düzenlenen Güvenli Ortak Kaza Sigorta Poliçesi’nin ayrılmaz parçası niteliğindeki Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6-a maddesindeki düzenleme gereği, davaya konu edilen
kaza sonucu vefat tazminatının teminat dışı olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar ve vekillerinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kaza sonucu oluşan ölüm nedeniyle ferdi kaza sigorta poliçesine dayanan vefat tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafın, poliçeye dayalı olarak vefat tazminatı talebiyle dava açtığı ve UHH tarafından davalı sigortacının tahsil ettiği primin iadesi yönünde kurduğu hükme karşı davacı yanın yaptığı itiraz üzerine İHH tarafından itirazın reddine karar verildiği; davacı yanın istinaf başvurusunu kabul eden istinaf mahkemesinin 26/12/2019 tarihli kaldırma kararı gereği İHH tarafından temyize konu kararın verildiği görülmektedir. İstinaf Mahkemesi’nin karar verdiği tarih itibariyle, İHH kararlarına karşı başvurulacak kanun yolununun istinaf olarak kabul edilmesi nedeniyle ve istinaf mahkemesinin kaldırma kararıyla bağlı olan İHH tarafından, yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, istinaf mahkemesinin kaldırma kararına konu edilen ve davacı taraf lehine 140,00 TL. prim iadesi hükmünü içeren kararın davalı yanca itiraz ve istinafa konu edilmediği, bu hususta davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır.
İstinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra İHH tarafından yapılacak incelemede, anılan hususlar ve “aleyhe karar verme yasağı” ilkesi dikkate alınarak, 140,00 TL. prim iadesine ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ve vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ve vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile 06/07/2020- KIT/2020-244 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının 1.bendindeki “davacılar vekilinin UHH kararına karşı yaptığı itirazın reddine; HMK 26. madde hükmüne aykırı olan UHH kararının kaldırılmasına ve davanın reddine” ibaresi karardan çıkartılarak, yerine “davacılar ve vekillerinin UHH kararına karşı yaptığı itirazın reddi ile davacıların vefat tazminatı taleplerinin reddine; 140,00 TL. tutarındaki sigorta priminin 22/05/2014 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine; 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 10/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.