YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15085
KARAR NO : 2021/10818
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … geldi. Davalı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 30.11.2018 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusunda; 24.06.2011 tarihinde davacının desteği araç sürücüsü … Karacılar’ın kendi asli ve tam kusuru ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazaya karışan traktörün kaza tarihini kapsar … poliçesinin bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 42.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının talep ret tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 82.546,07 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 82.546,07 TL’nin 16.11.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine davalı vekilinin itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 07.05.2019 tarih, K-2019/38758 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve kazanın karayoluna ulaşmak amacıyla traktörün hareketi sırasında değil, bahçenin sürülmesi esnasında taşa takılan aracın devrilmesi soncunda gerçekleştiği gerekçesiyle davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde, karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa’nın 2/2. maddesinde, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolu ve eşya terminali, servis
ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrolü karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları da bu yasa uygulaması bakımından karayolu olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, kazanın meydana geldiği yerin kiraz bahçesi içi olduğu görülmektedir.
Davalı sigorta şirketi, kaza yerinin karayolu olmadığı, bu nedenle rizikonun teminat kapsamında bulunmadığını savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince kazanın meydana geldiği yerin karayolu niteliği tanınan bir yer olmadığı, bahçenin hemen yanında 5 m genişliğinde bir yolun bulunduğu, tarlanın yol ile bağlantısının olduğu, ancak kaza yapan traktörün yoldan 20 m içeride bahçe içerisinde bulunduğu tespiti ile kazanın karayoluna ulaşmak amacıyla traktörün hareketi sırasında değil, bahçenin sürülmesi esnasında taşa takılan aracın devrilmesi soncunda gerçekleştiği gerekçesiyle talebin reddine dair karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Kazanın meydana geldiği yer, bahçenin içi olsa da bu durum kazanın karayolunda meydana gelmediğinin kabulü için yeterli bir gerekçe değildir. O halde, kaza yerinin karayoluna bağlantısı bulunan yerlerden olduğunun kabulü ile KTK’nun 2. maddesi hükmü gereğince KTK’nın uygulanacağı gözetilip meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru değil, bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.