Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15119 E. 2021/3735 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15119
KARAR NO : 2021/3735
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Pazar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf istemlerinin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı … Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı … tarafından, müvekkili şirketle olan ticari alışveriş nedeniyle 3 adet çek keşide edilerek verildiğini, çeklerin ibraz tarihi geldiğinde karşılıksız çıkması üzerine Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/142 Esas sayılı takibi ile icraya konulduğunu, yapılan araştırmada borçlu şirketin müvekkile olan borcun doğumundan sonra üzerine kayıtlı Rize ili Pazar ilçesi Dernek Köyünde bulunan 3 parsel nolu taşınmaz ile Rize ili Pazar ilçesi … Köyü … ada … parseli aynı gün şirket ortaklarının yakınları olan diğer davalılar … ile …’a muvazaalı surette devrettiğini, dava konusu taşınmazların gerçek değerlerinin kat be kat üstünde olduğunu belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkili şirketin yaşamış olduğu mali sıkıntılar nedeni ile dava konusu edilen taşınmazları devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; yapılan satış işlemi ile davacının, zarara uğramasının söz konusu olmadığını, diğer davalı şirketin yaşamış olduğu mali sıkıntılar nedeni ile taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu Rize ili Pazar İlçesi … Köyü … Ada … parsel sayılı taşınmazın 15.07.2016 tarihinde davalı … Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.’den davalı …’a satış tasarrufunun alacaklı/davacının Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/112 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri toplamı ile sınırlı olmak
kaydıyla iptaline, davacıya taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına, dava konusu Rize ili Pazar İlçesi … Köyü … Ada … parsel sayılı taşınmazın 15.07.2016 tarihinde davalı … Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.’den davalı …’a satış tasarrufunun alacaklı/davacının Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/112 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri toplamı ile sınırlı olmak kaydıyla iptaline, davacıya taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına,karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, ayrıca ticari işletmenin veya işyerindeki ticari emtianın tamamının ve mühim bir kısmının devri halinde de tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda davacının alacağının Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/142 sayılı kambiyo takibine ilişkin dosyada 15/10/2016 tanzim tarihli 134.000,00 TL bedelli, 30/10/2016 tanzim tarihli 76.000,00 TL bedelli, 03/01/2017 tanzim tarihli 525.000,00 TL bedelli üç adet çekten kaynaklı olduğu, Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/142 sayılı ilamsız icra takibine ilişkin dosyanın 823.091,69 TL tutarındaki alacak yönünden takibe konulduğu anlaşılmaktadır. İptali istenen tasarrufun ise 15/07/2016 tarihinde yapıldığından tasarrufun bu borçtan önce yapıldığı görülmektedir. Ancak uygulamada alacak- borç ilişkisi daha önce başlamasına rağmen alacak için düzenlenen bono veya çek gibi kıymetli evraka sonraki tarihlerin atıldığı sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle davacı alacaklı, borcun doğumunun takip dayanağı bonoların ve ilamsız takibe konu alacağın tanzim tarihinden önce gerçekleştiğini ileri sürerse mahkemece alacaklıya bu konuda kanıt sunma olanağı verilmeli,
gerekirse davacı alacaklı ile borçlu isticvap edilerek senedin düzenlenmesine neden olan temel ilişki sorulmalı, gerektiğinde davacı ile davalı borçlunun ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun gerçek doğum tarihi tespit edilerek koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalıdır.
O halde mahkemece, davacı vekiline Pazar İcra Müdürlüğü’nün 2017/142 sayılı icra takibinin konusu borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verilmesi, sunduğu delillerin toplanması, davacı ve davalı borçlunun ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, buna göre borcun doğumunun tespiti; tasarruf tarihinden daha önce doğduğu ispatlandığı takdirde buna ilişkin dava koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilip yasal maddeleri açıklanan iptal nedenlerinin oluşup oluşmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Aksi durumun tespiti halinde ise borcun doğumu tasarruf tarihinden sonra ise davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince bu maddi hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı … Ltd.Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Ltd.Şti.vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.