Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1517 E. 2021/5238 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1517
KARAR NO : 2021/5238
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:

– K A R A R

Davacı İş Finansal Kiralama AŞ vekili, müvekkilinin davalı …’tan alacaklı olduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu adına kayıtlı menkul-gayrımenkul mal kaydına rastlanılmadığını, davalı borçlunun adına kayıtlı İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mah. … ada, … parselde kayıtlı 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 hisselerinin düşük bedel ile diğer davalı … ‘e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptali talep ve dava edilmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre ; dava konusu gayrımenkullerin kredi ile ödendiğinin sabit olmasına, tapuda bedel düşük gösterilmişse de banka ödemelerine göre gayrımenkullerin gerçek değerinin ödendiğinin anlaşılmış olmasına ve davalılar arasında tanıdıklık ilişkisinin bulunduğunun ispat edilememesine göre davanın reddine, maktu belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine hükmedilmiş olup, söz konusu hüküm aleyhine davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan belgelere göre dava konusu gayrımenkullerin kaydında tasarruf tarihinden önce davacı İş Finansal Kiralama AŞ’nin 1. dereceden ipoteğinin bulunduğu, söz konusu ipoteğin söz konusu tasarruf işlemi ile birlikte ipotek borcunun ödenerek ipoteğin kaldırıldığının anlaşılmasına göre davacının söz konusu davayı açmasında hukuki yararı olup olmadığı ve davalı borçlunun aciz halinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibari ile doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.