YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15421
KARAR NO : 2022/14119
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı … tarafından tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğu temin edilen … plakalı araç ile davacıya ait … plakalı aracın 13.04.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazada davacının aracının hasarlandığını, meydana gelen kazada … plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ait … plakalı araç için bağımsız eksper tarafından KDV hariç 68.461,93 TL hasar tespiti yapıldığını, bu hizmet için 1.211,78 TL ekspertiz ücreti ödendiğini ve sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL hasar bedeli ile 1.211,78 TL ekspertiz ücretinin avans faiziyle birlikte davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 80.066,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kısmen kabulü ile 41.000,00 TL araç hasarına ilişkin maddi tazminatın 18.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin iskonto uygulanmamış hali ile toplam KDV hariç 66.825,79 TL, KDV dahil 78.854,43 TL olabileceği tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce; hükme esas alınan ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla ulaşılan 78.854,43 TL bakiye hasar bedelinin hayatın olağan akışına, piyasa gerçeklerine, hakkaniyet ilkeleri ve Yargıtay kıstaslarına uygun olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafından dosyaya sunulan poliçe incelendiğinde poliçe özel ve genel şartları uyarınca araç başına maddi teminat limitinin kaza tarihinde 41.000,00 TL ile sınırlı olduğu tespit edilmiş, bu sebeple davalı … şirketinin sorumluluğunun bu miktar ile sınırlı olduğu anlaşılmakla 41.000,00 TL hasar bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Ne var ki dosyada mevcut bilirkişi raporunda, hasarlanan aracın tamiri için gereken parça ve işçilik bedelinden oluşan toplam zararı belirlenmişse de, pert total değerlendirmesi yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın piyasa değeri ve sovtaj değeri değerlendirilmeden, hasar hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli değildir.
Bu durumda hakem heyetince davacıya ait hasar gören aracın riziko tarihi itibariyle gerçek değeri tespit ettirilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için (tamir ekonomik değilse, aracın halen kimin uhdesinde bulunduğunun belirlenmesi, aracın davacıda bulunması halinde, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi, aracın davalı … şirketinde kalmış olması halinde ise 2. el piyasa değerinden sovtaj bedeli mahsup edilmeden zararın belirlenmesi için) bilirkişiden davaya konu kaza sebebiyle davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-AAÜT’nin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret madde 17’ye göre “Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda bu tarife hükümleri uygulanır. Sigorta Tahkim Komisyonu’nca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücreti esas almak ve 03.06.2007 tarihli 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nundaki beşte birlik orana uyulmak kaydı ile tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmüne göre Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden hakem dosyalarında taraflar bakımından uygulanacak vekalet ücreti tarifesi belirlenmiştir. Ayrıca 19.01.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 29598 sayılı Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6/son maddesine göre, takdir edilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ye göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.