Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1554 E. 2022/943 K. 21.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1554
KARAR NO : 2022/943
KARAR TARİHİ : 21.01.2022

MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar hakkında davacı vekilinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf talebinin sadece vekalet ücreti yönünden kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Sağlık Turizm Taşımacılık İnşaat Danışmanlık San ve Tic. Ltd. Şti’nden alacaklı olduğunu, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulünü davalı …’e devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek söz konusu tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu gayrımenkulün dava dışı ipotek alacaklısı tarafından cebri icraya konu edildiği, alacağa mahsuben ipotek alacaklısı tarafından satın alındığı, ihalenin kesinleştiği, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; istinaf talebinin vekalet ücreti yönünden kabulüne karar verilmiş, karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 07.12.2019 tarihli dilekçesinde; davacı …’in davanın açılmasından sonra yargılama devam ederken 26.10.2018 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/932 E- 2018/844 K sayılı ilamı ile de mirası reddettikleri, Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/3 Tereke dosyasının açıldığı beyan edilmiştir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen Davacının en yakın mirasçılarının mirası reddettiğinin anlaşılmış olmasına göre; konunun iflas hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, mahkemece tereke dosyasının akıbeti beklenerek, tasfiye memuru atanıp atanmadığının belirlenmesi, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunması gerekirken, açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res’en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947; HGK’nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın HMK’nın 373/1.maddesi gereğince ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 21/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.