YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15735
KARAR NO : 2022/14334
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 22.02.2020/22.02.2021 vadeli “Sınai/Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” ile davalı … şirketine sigortalı davacı işyerinde, 31.03.2020 tarihinde istinat duvarının yıkılması sonucunda kullanılamaz hale gelen jeneratör ve 2 tonluk yakıt tankı ile içindeki 500 litrelik yakıtın zayi olmasından doğan ve eksik karşılandığı ileri sürülen hasar bedeli ve jeneratör bedelinin ödenmesiyle yeni bir jeneratör alınıncaya kadar kullanılmak üzere davacı tarafından kiralanan jeneratörün kira bedeline ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 400.000,00 TL zararın hasarın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; dosya kapsamındaki poliçede sigortalı olarak bina maliki davacı Gün Kauçuk ve İnşaat San.A.Ş’nin olduğu, kiracı Arçelik A.Ş’ye ait makine hasarlarının ana teminatlar kapsamındaki makine-emtialara dahil olduğuna dair açık-kesin bir açıklama olmadığı, poliçe notundaki açıklamada 3. şahıs malları olarak belirtildiği, olağan sigorta uygulamaları ve poliçe düzenleme esaslarına göre sigortalı mahaldeki kiracı Arçelik A.Ş’ye ait malların ”Malikin Kiracıya Karşı Sorumluluğu” kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı, zarar bedelinin kiracıya ödendiği veya temlike ilişkin belge sunulmadığı gözetilerek 3. şahıs mallarında meydana gelen zararın davacı tarafından talep edilemeyeceği gerekçesi ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; karara, davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; taraflar arasındaki poliçe incelendiğinde primi yatırılan sigortalı emtianın bina, demirbaş ve cam cepheden ibaret olduğu, bina içerisinde Arçelik’in kiracı olduğu, onların ürünlerinin depo edildiği belirtilmiş olmasına rağmen herhangi bir değer gösterilmediği ve prim yatırılmadığı, muhtemelen kiracının kendi ürünlerini sigortalatmış olması nedeniyle kiraya verenin yaptırdığı sigorta poliçesi kapsamına ayrıca dahil edilmediği, yine aynı poliçede, özellikle yanıcı, parlayıcı, patlayıcı malzemelerin bulundurulmayacağı, yakıt tankı içerisindeki cinsinin mazot olduğu belirtilen maddenin bilindiği üzere yanıcı bir malzeme olduğu, Jeneratörün ve tankın sigortalı davacının demirbaşı olduğunun poliçeden anlaşılamadığı, kaldı ki kendilerinin de bu jeneratörün kiracıya ait olduğunu belirttiği, kiralananın içerisinde kiracıya ait malzeme olduğu belirtilmesine rağmen değerleri ve primleri gösterilmek suretiyle sigortalanmadığı, davalı … şirketinin istinat duvarının yıkılması neticesinde zararın meydana gelmesine ilişkin bir itirazının bulunmadığı, nitekim davalı … şirketi tarafından davacıya ait duvarın yıkılması nedeniyle oluşan zarara ilişkin olarak 53.292,38 TL ödeme yapıldığı, ancak dava edilen emtianın sigorta poliçesi kapsamında olmadığı anlaşıldığından Uyuşmazlık Hakem Heyetinin davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş; itirazın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını teşkil eden poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı şirketin adı geçmektedir. Sigorta sözleşmesinin en önemli unsurlarından biri menfaattir. Günümüzde modern sigorta hukukunda baskın olan görüş, zarar sigortalarında sigorta konusu “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen 6102 sayılı T.T.K. 1453. maddesine göre, “Rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanlar, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilirler.”
Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigorta poliçesinin teminatlar bölümünde “2.000.000,00 TL sigorta bedeli” “malikin kiracıya karşı sorumluluğu” teminatı sigorta kapsamına alınmış ve poliçede dava dışı Arçelik A.Ş kiracı olarak açıkça gösterilmiştir. Davacı şirket, hem taşınmaz maliki hem de kiraya veren olarak kiracıya karşı toprak kaymasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu için, zarar gören malları sigortalatmakta menfaati olup tüm malları rizikoya karşı sigortalatmıştır. Davacının dava dışı kiracısına (Arçelik A.Ş) karşı sorumluluğu dava konusu poliçede 2.000.000,00 TL sigorta bedeli ile teminat altına alınmış olup davacı şirketin hasar gören depoyu ve zarar gören malları sigorta ettirmekte menfaati olduğu anlaşılmakla sigortalı sıfatının bulunduğu açık olup İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilip deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.