Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16053 E. 2022/13204 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16053
KARAR NO : 2022/13204
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, 14.08.2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, maluliyetinin olduğunu belirterek, HMK madde 107 uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik toplam 5.000,00 TL (4.000,00 TL sürekli ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik) tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigortadan tahsilini talep etmiştir. 16.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 63.059,75 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 14.08.2016 tarihli kazadan kaynaklanan bir kalıcı maluliyetin söz konusu olmadığının anlaşılmış olmasına göre, kalıcı maluliyete ilişkin talebin esastan reddine, müracaat sahibinin ev kadını olduğu beyanı dışında SGK dan geçici iş gücü kaybı ödeneği alınmadığı yolunda hiçbir belge ibraz edilmemesi gerekçesi ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin ise usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde; başvuran davacının ibraz ettiği raporun, rapor tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak ve davacının muayenesi yapılmak sureti ile Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kuruluşunca düzenlenmiş olmasına, iş bu rapor doğrultusunda işin esasına girilmesine, karşı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olması sebebi ile ayrı bir kusur raporu alınmasına gerek olmamasına ve davacının %5 oranındaki sürekli maluliyeti, 60 gün geçici iş görmezlik süresi ile sigortalı araç sürücüsünün %100 oranındaki kusuru nazara alınarak yapılan hesaplamada 60.455,77 TL sürekli iş göremezlik, 2.601,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı almaya hak kazanacağının anlaşılmasına göre; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, davacının talebinin kabulü ile 60.455,77 TL sürekli iş göremezlik, 2.601,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 63.059,75 TL tazminatın 03.03.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsili ile başvurana verilmesine, 8.997,77 TL vekalet ücretinin davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik durumunun olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak , davacının başvurarak aldırdığı, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.02.2020 tarihli raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlediği ve davacının sürekli maluliyet oranının %5 olarak belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından adli tıp uzmanlarından aldırılan 11.11.2020 tarihli raporunda aynı yönetmeliğe göre hazırlandığı, bu raporda ise davacı/başvuranın engellilik oranı tespitine mahal arazının olmadığı belirlenmiştir.
Anılan bu raporların tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetveller yerine, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporların kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan veya rapor düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.