YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16090
KARAR NO : 2022/10544
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/03/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan … plakalı araç ile başvuranın sevk ve idaresindeki bisikletin 06/08/2018 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde başvuranın yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 60,000,00 TL (Islah ile 110.734,53 TL) sürekli iş göremezlik tazminatının Güvence Hesabından tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kabulü ile 110.734,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurana ödenmesine, karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; sigorta şirketi vekilinin hesaplanma yöntemine yönelik itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvuranın talebinin kısmen kabulü ile 83.056,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi İle birlikte …’ndan alınarak başvurana ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine,karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan, davalı vekilinin (3) ve (4) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, sürekli işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 18/11/2020 tarihli raporda, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesinde PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak davacının %9 sürekli iş göremezliğine isabet eden zararının 110.734,53 TL olarak hesaplandığı ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporun hükme esas alındığı, davalının hesaplama yöntemine itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, alınan 08/03/2021 tarihli raporda ise; TRH yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak davacının %9 oranındaki sürekli iş göremezliğine isabet eden zararın 83.056,52 TL olarak belirlendiği ve bu raporun İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen 08/03/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; 01/06/2015 tarihli … Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir.
Davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itirazlarında PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü uygulanmasına itirazlarının olmaması karşısında; davacının talebi gözetilerek PMF’ye göre, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve bilinmeyen/işleyecek devre için bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması sonucu elde edilen tazminat hesaplamasının hükme esas alınması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Maluliyet Raporu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup, bu raporda davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %9 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Davaya konu kaza tarihi 06/08/2018 olup, kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliktir.
Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde başvuranın (davacının) maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla önceki raporların da irdelendiği yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre(usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 19.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.