YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16145
KARAR NO : 2022/11039
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.10.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen 09.03.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili … poliçesi bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, Katip Çelebi Üniversitesi Araştırma Hastanesinden alınan raporda davacının maluliyetinin % 65.3 oranında olduğunun tespit edildiğini, yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 7.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 01.03.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 46.435,15 TL geçici iş göremezlik ve 21.021,29 TL geçici bakıcı gideri olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; başvuru sahibinin itirazlarının kabulü ile 2020/E.86920-2020/K-99991 sayılı ve 18.12.2020 tarihli Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 16.817,00 TL geçici bakıcı gideri, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 376.817,00 TL tazminatın 23.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak başvuru sahibine verilmesine, karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 360.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 360.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir.
Buna göre, geçici iş göremezlik tazminatı davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri klozu içinde sorumluluğu dahilinde olduğundan, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri klozundan kabulüne karar verilmesi gerekirken sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının tek limitten kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.09.2020 tarihli rapor İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 65.3 olarak belirlenmiştir. Ne var ki anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumundan veya en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanakları incelendiğinde davacının abisinin ifadesine göre davacı ile davalı tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz hakem heyetince dosyada hatır taşımasının mevcudiyetini gösterir delil olmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşıması bulunmadığı yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. O halde, davacı yolcu ile araç sürücünün arkadaş oldukları anlaşıldığından olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3-a) ve (3-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine 28.09.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.