Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16216 E. 2023/2434 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16216
KARAR NO : 2023/2434
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/281 E., 2021/341 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer
olmadığına/ İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/138 E., 2018/330 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.03.2009 tarihinde Şanlıurfa Bozova ilçesi Konuksever Köyünde iki aile arasında arazi meselesi nedeniyle çıkan çatışma sonucu aynı aileden 3 kişinin öldüğünü, bu olaydan sonra aynı gün öldüren tarafın olayın daha da büyümemesi için topluca köyü terk ettiğini, bu terk üzerine öfkeli olan karşı tarafın terk edenlere ait evleri ve tarım araçlarını ateşe verdiklerini, yakılan tarım araçlarından bazılarının davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğunu, davalı sigorta şirketinin araç sahiplerine hasar bedelini ödedikten sonra araçları yaktıkları ve sigorta şirketini zarara uğrattıkları gerekçesi ile müvekkili dahil 35 kişiye karşı rücuen tahsil amacıyla ilamsız icra takibi başlattığını, icra takip dosyasına konu alacağın hiçbir yasal dayanağı olmadığını, davalı kurumun bu şekilde müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli bir icra takibi başlattığını belirterek; davalı tarafa Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2010/3024 sayılı icra takip dosyası kapsamında 79.529,87 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 tan az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş; davalı vekili 04.10.2017 tarihli duruşmada icra takip dosyasından feragat ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Dava tarihinden sonra davalı vekilinin icra dosyasından 16.05.2017 tarihinde feragat etmesi nedeniyle dava konusunun kalmadığı” gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında hiçbir alacak ilişkisi bulunmadığını, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davalının feragati nedeniyle konusuz kalan dava sonunda davalı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde ve sigortalı tarım araçlarının yakılması olayı ile ilgili yapılan soruşturma sırasında tutulan tutanaklarda davacının da olaya karıştığının anlaşılması karşısında davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf itirazlarının yerinde görülmediği” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci altı bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, lehlerine dava konusu nazara alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan tarım araçlarına zarar verilmesi sonucu kendi sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı davacı/borçlu tarafından menfi tespit talepli olarak açılan ve icra takip dosyasından feragat edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davada, davacı lehine kötü niyet tazminatına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 331 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6 ıncı maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta davacının da aralarında bulunduğu bir çok kişinin olaylara karıştığı gerekçesiyle gözaltına alındığı, davacı hakkında mala zarar verme suçundan ceza davası açıldığı, davalının davacı aleyhinde icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümündeki açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.