Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16263 E. 2021/8982 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16263
KARAR NO : 2021/8982
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı … hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalı akrabası Yusuf’a devrettiğini belirterek, tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2017 tarih 2016/18681 Esas-2017/9180 karar sayılı ilamı ile dosya kapsamı ile borçlunun aciz hali sabit olduğu, öte yandan dava konusu taşınmazın 15.03.2012 tarihinde dava dışı …’a satıldığından, davacıdan anılan kişiyi davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK’nun 283. maddesi gereğince bedele dönüştürme iradesi sorularak, taraf olmasını istediği taktirde …’ın da davaya dahili sağlanarak taraf teşekkülü tamamlandıktan sonra esasla ilgili araştırma yapılması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de isabetli bulunmadığından bahisle bozulmuş, bozmadan sonra davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında , alacağın gerçek olması gerekir. Davalı … dava dayanağı çekteki imzanın sahte olduğu iddiası ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/620 sayılı soruşturma dosyasından şikayeti olduğunu belirttiğinden, bu dosyanın akıbetinin araştırılması ve soruşturma sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2-Kabule göre, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2017 tarih 2016/18681 Esas 2017/9180 karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın 15.03.2012 tarihinde dava dışı …’a satıldığından, davacıdan anılan kişiyi davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK’nun 283. maddesi gereğince bedele dönüştürme iradesi sorularak, taraf olmasını istediği taktirde …’ın da davaya dahili sağlanarak taraf teşekkülü tamamlandıktan sonra esasla ilgili araştırma yapılması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmiş, davacı davasını bedele dönüştürdüğünü belirtmiştir. Bu halde
mahkemece, dava konusu taşınmazın üçüncü kişinin elinden çıktığı 15.03.2012 tarihindeki değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak üçüncü kişi …’den tahsiline karar verilmesi gerekirken, infaz kabiliyeti de olayamayacak şekilde tasarrufun iptaline karar verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.