YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16317
KARAR NO : 2022/12885
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili, davalı … AŞ vekili, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/5849-2020/731 sayılı ilamıyla; “Poliçe hükümlerine göre rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını talep ve dava hakkı öncelikle sigorta lehtarı durumunda olan rehinli alacaklıya, arta kalan teminat bedeli var ise sigortalının kanuni mirasçılarına miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmelidir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere poliçenin geçerli olduğunun anlaşılmasına ve davalı sigortanın da teminat bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğunun belirlenmesine göre kazanılmış haklarda gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile teminat bedelinin davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine ve artan meblağ olması halinde veraset ilamında davacı haricinde başkaca mirasçıların da olduğunun anlaşılmasına göre hükmün davacının miras hisse oranına göre kurulması gerekirken tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davaya konu davacıların murisi …’ın davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle düzenlenen Y 669432 poliçe nolu hayat sigortasında belirlenen teminat bedelinin öncelikli olarak kredinin teminatı olarak davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine, artan meblağ olması halinde Ayancık SHM’nin 30/04/2008 tarih, 2008/148 esas 2008/143 karar sayılı muris …’a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine, 14.313,00 TL’nin davalı … A.Ş’den alınarak Ayancık SHM’nin 30/04/2008 tarih, 2008/148 esas 2008/143 karar sayılı muris …’a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine, Davacıların müteveffa babaları … ile davalılardan Akbank … Şubesi arasında düzenlenen 23/11/2007 tarihli tüketici kredisi sebebiyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … A.Ş vekili, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava dışı muris sigortalının kullanmış olduğu krediler nedeni ile yapılan hayat sigortası kapsamında ödenmesi gereken teminatın tahsiline ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMUK’un 388. ve halen yürürlükte bulunan HMK’nın 297. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Mahkemece ”Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davaya konu davacıların murisi …’ın davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle düzenlenen Y 669432 poliçe nolu hayat sigortasında belirlenen teminat bedelinin öncelikli olarak kredinin teminatı olarak davalı sigorta tarafından davalı bankaya ödenmesine, artan meblağ olması halinde Ayancık SHM’nin 30/04/2008 tarih, 2008/148 esas 2008/143 karar sayılı muris …’a ait veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine” şeklinde karar verilmiş ise de, hüküm infazda tereddüt oluşturmaktadır. Bozma ilamı gereğince, davalı … A.Ş. tarafından davalı bankaya ve davacılara ödenecek miktarın belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine bu aşamada yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalılara geri verilmesine 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.