YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16377
KARAR NO : 2021/10291
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
İHBAR OLUNANLAR: 1- Sigorta A.Ş. vekili Av. …
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalılar … vekili ile İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkillerinin davalılardan …’ın kullandığı… plaka sayılı … Emniyet Müdürlüğüne ait araçla … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gitmek üzere seyir halindeyken, davalı … idaresindeki … plaka sayılı araçla kavşak noktasında çift taraflı trafik kazasına karıştığını, bu kaza sonrası müvekkillerinden … ile …’un yaralandığını belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak koşulu ile davacı … için 25.000,00. TL manevi tazminatın 1.000,00.-TL maddi tazminatın, davacı … için 15.000,00 TL manevi tazminatın 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacı … için 5.000,00 TL manevi tazminatın 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekili ile davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekili ile davalı … vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı … İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
TBK m. 56’ya göre, “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminatın belirlenmesi hususunda Kanunda ayrıca bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, yukarıdaki maddenin vurguladığımız kısımları ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminatın belirlenmesinde yol gösterici olmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminata hükmedilmesi hâkimin takdir yetkisi altındadır. Hâkimin bu takdir yetkisini ne şekilde kullanacağı TMK m. 4’te düzenlenmiştir. Buna göre, “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” Böylece burada hâkim, manevi tazminata hükmedip hükmetmeyeceğine karar verirken hukuku ve hakkaniyeti kıstas almak zorundadır. … TBK m. 56 kapsamında hâkim, takdir yetkisini kullanacaksa, olayın özelliklerini de göz önünde bulundurmak durumundadır.
Somut olayda; dava trafik kazası sonucu cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılardan … yaralanan kişilerin eş/babası olup, adı geçen davacının manevi tazminata hak kazanabilmesi için yukarıdaki açıklamalar ile yasal düzenleme ışığında, ölüm ya da ağır bedensel zararın
gerçekleşmiş olması gerekirken davacı yaralanan … ile davacı yaralanan …’un yaralanma dereceleri dikkate alındığında, söz konusu manevi tazminatın davacı … yönünden şartları oluşmadığından reddi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar … ile İçişleri Bakanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ile İçişleri Bakanlığı’nın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ile İçişleri Bakanlığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalı …’a geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.