YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16502
KARAR NO : 2021/8845
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava; 6183 sayılı Yasa’nın 79/4. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 31.05.2017 tarih, 2015/4264 Esas ve 2017/6178 Karar sayılı bozma ilamında; “davacının haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 21 ve 71.maddeleri gözönüne alınarak çalışanı Tevhit Yarşı’nın maaşından yapılması ve davalı idareye aktarılması gerekli olan kesintinin tespitinin yapıldıktan, davalı idare adına yapılmış yasal kesintiler mahsup edildikten sonra kalan bir borcunun olup olmadığı tespit edilerek, fazla ödeme var ise iadesinin de gerektiği göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; Davanın kısmen kabulü ile; Safranbolu Vergi Dairesi’nin 20/05/2013 tarih ve 16.269.39 TL haciz bildirisi yönünden davacının 15.065,46.-TL yönünden borçlu olmadığının, 1.203,93 TL yönünden sorumlu olduğunun tespitine, 6183 sayılı Yasa’nın 79. maddesi uyarınca alacak miktarı olan 1.203,93.-TL’nin %10’u oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Eldeki dava 6183 sayılı Yasa’nın 79. maddesi hükmüne göre açılmış ve davacı haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olup, davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınmaması gerekir. Davalı aleyhine yargılama masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı İdare vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı İdare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. ve 4-a. bentlerinin hükümden tamamen çıkarılarak, yerlerine 3. bent olarak “Davacının yapmış olduğu toplam 1.067,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” ve 4-a. bent olarak “Davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.