YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16529
KARAR NO : 2021/6527
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 07/04/2016 tarih ve 2016/1098 Esas, 2016/4437 Karar sayılı ilamı ile; davacılar vekilinin ve davalı …Ş ile davalı …Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, … sigorta yönünden zamamaşımı ile ödemeleri dikkate alınarak 23.720 TL ile sınırlı tutularak karar verilmiş ise de mahkemece hüküm altına alınan 23.720 TL ye nasıl ulaşıldığı noktasında denetim yapılamadığı hususuna değinilerek davacılar yararına; davacı …’ın reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükteki AAÜT göre davalı … yararına vekalet ücretine karar verilmemesi hatalı olduğu hususuna değinilerek davalı …Ş.yararına ; poliçe teminat limitini aşacak şekilde davalı … aleyhine fazla ilam harcına karar verilmesinin hatalı olduğu hususuna değinilerek davalı … Sigorta A.Ş. yararına bozulmuştur.
Mahkemece,anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı … yönünden davada ıslah edilen
kısım 2918 sayılı yasanın 109/2 maddesi uyarınca ceza zaman aşımı dolduğundan zaman aşımı nedeniyle reddine; işbu dava yönünden ıslah dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle hatır taşımacılığı da yapıldığı dikkate alınarak, buna ilişkin %30 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra 207.833,71 TL nin iş gücü kaybı ile 230.245,70TL tedavi giderleri toplamı 438.079,41TL nın kaza tarihi olan 26/12/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı … Sigortanın 42.000,00TL, … sigortanın 25.320,00TL sından müştereken ve müteselsilen tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ) davalı … yönünden 21/04/2005 tarihinden, … sigorta yönünden sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava tarihi olan 18/12/2006 tarihinden yasal faizi) ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; işbu dava ile birleşen mahkememize ait 2009/728 E sayılı dosya yönünden davacı … için 30.000,00TL , davacı … için 10.000,00TL , davacı … yönünden 10.000,00TL, manevi tazminatın 26/12/2004 tarihinden itibaren davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğünün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İ.B.K.nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki İ.B.K. ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Diğer taraftan 6100 sayılı HMK.’nun 294. – 297. maddeleri, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK.’nun 297/2. maddesinde; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 13.04.2017 tarihli kısa kararda ” … Sigorta A.Ş. den tahsil edilecek bedel, 42.000,00 TL,faizin başlangıç tarihi, 21.4.2005” denildiği halde, gerekçeli kararda “… Sigorta’dan tahsil edilecek bedel
25.320,00 TL , faizin başlangıç tarihi 18.12.2006 ” şeklinde hüküm kurulmuş,böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır
Bu durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 tarihli ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; kısa kararla bağlı olmaksızın, kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir. Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre,davacılar vekili ve davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan ve re’sen görülen nedenlerle hükmün BOZULMASINA,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacılar vekili ve davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı …Ş.’ye geri verilmesine 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.