YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1663
KARAR NO : 2022/15784
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Erdemli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı borçlu İshak hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan malkaçırma amacı ile adına kayıtlı taşınmazlarını 11/03/2014 tarihinde davalı kardeşi …’ya sattığını, onunda daha sonra davalı …’a sattığını belirterek, bu işlemlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, borçlunun müvekkiline yurtdışına gideceğini paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, hissedar olarak bütün birikimlerini kullanarak borçlu kardeşinin hissesini satın aldığını, zaten müvekkilinin ön-alım hakkı olduğunu, mal kaçırma amacı olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli dördüncü kişi olduğunu belirtmiştir.
İlk derece mahkemesi, ivazlan arasında bedel farkı olduğu, davalı borçlu ile üçüncü kişi …’nın kardeş, diğer davalı …’ın ise yiğenleri olduğundan borçlunun içinde bulundukları mali durumu bilebilecek kişilerden olmaları nedeniyle aralarındaki tasarrufun iptali gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin gerekçesini yerinde bularak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ,İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında , diğer genel dava koşullarının yanında özel bir dava koşulu olarak davacı alacaklının borçludan bir alacağının olması, onun hakkında takip yapması, takibin kesinleşmiş olması ve takibin yargılama boyunca devam etmiş olması gerekir.
Somut olayda davacı tarafından 26/11/2012 tarihinde 328.792,64 TL alacak için takip yapılmış ve takip kesinleşmiştir. Bu takip dosyasına 02.04.2014 tarihinde 15.286,31 TL , 26/05/2014 tarihinde 421.129,74 TL ödeme yapılmıştır. Bu hali ile dosya borcunun ödenip ödenmediği tesbit edilememektedir. Mahkemece, 26/05/2014 tarihi itibari ile dava dayanağı takip dosyasındaki borcun ödenip ödenmediği tesbit edilerek, ödenmemiş ise şimdiki gibi davanın kabulüne, ödenmiş ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/1.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 29/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.