Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16707 E. 2022/13344 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16707
KARAR NO : 2022/13344
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar kendi adına asaleten, …’a velayeten … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve … A.Ş aleyhine 12/08/2016 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/11/2018 günlü karara karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince verilen 24/02/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacılar vekili; 29/06/2015 tarihinde davalı … şirketi nezdinde sigortalı ve davacı … idaresindeki araçla, plaka ve sürücüsü belirlenemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu, davacıların eşi/annesi olan ve davacı …’in kullandığı araçta yolcu konumundaki destek …’ın 07/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını, karşı aracın asli kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, davacı … için desteğin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusuru oranında bu aracın trafik sigortacısı olan … A.Ş den, karşı aracın kusuru oranında da davalı … Hesabından tazminat talep ettiklerini, davacı … için ise davalı … Hesabından tazminat talep ettiklerini, her iki davalıya yapılan bavşuruya cevap verilmediğini, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca davacı …’in yaptığı cenaze masraflarını da talep ettiklerini belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 2.100,00 TL tazminatın davalı … Hesabından, davacı … için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 09/08/2018 tarihli miktar artırım dilekçesinde taleplerini davacı … için 99.812,80 TL ye, davacı … için 41.833,53 TL ye artırmıştır.
Davalı … vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, davacı yanın zararını ispat etmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiş, davalı … A.Ş vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davacı …’in kusurlu olması nedeniyle tazminat hakkının bulunmadığını, cenaze ve defin giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacı … için 97.172,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.320,00 TL cenaze giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı … Hesabından tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı … için 41.833,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı … vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı … vekilinin davacı …’a yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir. HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda; davacı … dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, miktar artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 41.833,53 TL ye artırmıştır. İlk derece mahkemesinde davacı … lehine 41.833,53 TL maddi tazminata hükmedilmiş, davalı … vekilinin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, bu karara karşı da davalı … vekili temyiz yoluna başvurmuştur. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Davalılar aleyhine hükmedilen tazminat miktarı yönünden bölge adliye mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı … Hesabının bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı … vekilinin davacı …’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı … Hesabının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b) Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkili …’in eşi olan desteğin meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp zarar sorumlusu davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince davacının bakiye yaşam süresi boyunca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak karar verilmiştir.
TBK’nın 53. maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.
Bu itibarla; ölenden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan (eski) eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır.
Somut olaya bakıldığında; davaya konu kazada ölen …’ın eşi olan davacı …’in, ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığı iddiası ile tazminat talep ettiği, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamı ile dosya kapsamına alınan nüfus kaydına göre davacı eşin ilk derece mahkemesi kararından önce 26/03/2018 tarihinde yeniden evlenmiş olduğu, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı hesap raporunda ise, davacı eşin muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için tazminat hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan davacının ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip hesaplama yapılmalıdır.
Buna göre mahkemece, davacı eş … için, desteğin öldüğü tarih ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması hususlarında, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden (davalı vekilinin kazanılmış hakları gözetilip hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak) ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin davacı …’a yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, (2-a) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı … vekilinin davacı …’a yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.