Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16725 E. 2022/17781 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16725
KARAR NO : 2022/17781
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 09/02/2012 tarih, 2011/7100 Esas ve 2012/1362 Karar sayılı bozma ilamında; “zorunlu dava arkadaşı durumunda olan kişilerin tümünün davalı olarak gösterilmemesi halinde eksik gösterilen kişi veya kişilere dava dilekçesinin tebliği ile davaya dahil edilmelerinin sağlanması gerektiği, borçlu …’ın davalı olarak gösterildiği ancak kendisi tarafından satış vaadinde bulunulan …’nin davaya dahil edilmeksizin davanın esasına girilerek karar verildiği belirtilerek, mahkemece davacı tarafa borçlu … ile işlemde bulunan …’yi davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davaya konu satış vaadi sözleşmelerinin 05/04/2006 tarihli olduğu, vergi dairesi tarafından konulan haciz tarihlerinin ise 10/04/2006 ve 17/04/2006 olduğu, bu durumun, satış vaadi alacaklısı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle haczin fekkine dair asıl davanın reddine, asıl davada davacı adına yapılan tescil işleminin, hacizle yükümlü olarak gerçekleştirildiği, haczin taşınmazı takip ettiği, haczin fekki davasının redle sonuçlandığı, dolayısı ile haciz ve satış yetkisi tanınacak bir durumun söz konusu olmadığı, zira, hali hazırda taşınmazların tamamında, birleşen davada davacı … İdaresinin haczinin bulunduğu, bu nedenle tasarrufun iptali talebinde bulunmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile birleşen davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı 80,70 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 27.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.