YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16754
KARAR NO : 2022/17924
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle araç mülkiyetinin tespit ve tescili istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; kabulüne dair verilen 14/10/2020 günlü kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf talebinin sair yönlerden reddine, gerekçe değiştirilmesine yönelik kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davacılardan …’un eşi, diğer davacı …’un babası olan muris …’un 17.03.2018 tarihinde intihar ederek hayatını kaybettiğini, intihar etmeden 2 gün önce de dava konusu … plakalı aracı muvazaalı olarak ölen murisin öz annesi davalı …’a devrettiğini, muvazaalı olarak temlik edilen … plakalı araca ilişkin trafik tescil kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, murisin intihar sebebiyle vefatından önce davacı eşiyle geçimlerinin iyi olmadığı, aile içinde sorunlar yaşandığı, murisin intihar sebebiyle vefatından önce dava konusu tasarrufta bulunduğu ve mirasçılarından mal kaçırma iradesinin olabileceği, dava konusu tasarrufun bedeli karşılığında yapıldığının sübut bulmadığı ve murisin banka hesabındaki parasının akıbetinin belirsiz olduğu hususları nazara alınarak muris ile davalı arasında vefat öncesi yapılan satış işleminin gerçekte bedeli karşılığında yapılmaması, muvazaalı bir şekilde yapılan bu devrin geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, dava konusu … plaka numaralı aracın davalı …’a satışına ilişkin Altındağ …. Noterliği’nin 15/03/2018 tarih ve 08899 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin iptaline, davacının dava konusu aracın kendisi ve davacı çocuğu adına miras payları oranında tescil işlemi, idarenin tasarrufunu gerektirdiği, idari işlemin yapılması konusunda idareye talimat verilemeyeceği gözetilerek bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; somut olayda muris ve davalı arasında yapılan görünürdeki sözleşmenin taşıt satışına ilişkin olduğu ancak kanıtlanan olgulara göre gizli sözleşmenin taşıtın bağışlanmasına ilişkin olduğunun çekişmesiz olduğu, davacıların, taşıtın sicil kaydının iptali ile tescilini talep ettiklerini, murisin adına kayıtlı hususi otomobilini ölümünden iki gün önce öz annesi olan davalıya temlikinin bilirkişi raporuyla belirlenen ve satış senedinde gösterilen değerler birbiriyle uyum gösterse de davalı …’ın murisin öz annesi olması ve gerçek değerin terekeden çıkmaması ve murisin hesaplarından ya da davalının ödemeyi nasıl yaptığının ispat edilememesi nedeniyle satışın muris muvazaası olarak değil Türk Borçlar Kanununun 19. Maddesinde yer alan ve genel bir ilke olarak düzenleme altına alınmış bulunan genel muvazaa hükümlerine göre değerlendirilip muvazaalı olarak kabul edilmesi gerekmekle, gerekçesi değiştirilen ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olduğundan davalının istinaf talebinin sair yönlerden reddine, gerekçesi değiştirilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının re’sen kaldırılmasına karar verilmiş ve HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulü ile dava konusu … plaka numaralı aracın davalı …’a satışına ilişkin Altındağ …. Noterliği’nin 15/03/2018 tarih ve 08899 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin iptaline, davacının dava konusu aracın kendisi ve davacı çocuğu adına miras payları oranında tescil işlemi, idarenin tasarrufunu gerektirdiği, idari işlemin yapılması konusunda idareye talimat verilemeyeceği gözetilerek bu talep bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.278,89 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 27.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.